Gazze Şeridi'nde İsrail saldırılarının ardından enkaz altında kalan Filistinlilerin cenazeleri, aileleri tarafından bugün toprağa verildi. Filistinli yetkililer, son bir hafta içinde yıkıntılar arasından 50 cesedin daha çıkarıldığını ve kimlik tespitinin ardından ailelerine teslim edildiğini açıkladı. Görgü tanıkları, cenaze törenlerinde gözyaşlarına hakim olamayan ailelerin, yakınlarını son yolculuğuna uğurlarken büyük acı yaşadığını bildirdi. Özellikle Han Yunus ve Gazze kentindeki mezarlıklarda yoğunluk yaşanırken, insani yardım kuruluşları bölgedeki durumun giderek kötüleştiği konusunda uyarıyor.
Enkaz altından çıkarılan cesetler ve ailelerin acısı
Filistin Sivil Savunma ekipleri, ağır iş makineleriyle yürüttükleri arama kurtarma çalışmalarında, İsrail'in hava saldırılarında tamamen yıkılan binaların enkazından 50 cesede daha ulaştı. Cesetlerin büyük bölümünün kadın ve çocuklardan oluştuğu belirtiliyor. Kimlik tespiti yapılan cenazeler, yakınlarına teslim edilirken, bazı aileler yakınlarının cansız bedenlerini teşhis edebilmek için saatlerce bekledi. Cenaze törenlerinde, İslami geleneklere göre kefenlenen cesetler, toplu mezarlara defnediliyor. Aileler, yetkililerden enkaz altında kalan diğer yakınlarının da bir an önce çıkarılmasını talep ediyor.
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA), Gazze'deki enkaz altında hâlâ binlerce cesedin bulunduğunu tahmin ediyor. Ajans, arama kurtarma ekiplerinin yetersiz ekipman ve yakıt sıkıntısı nedeniyle çalışmalarını sürdürmekte zorlandığını bildirdi. Bölgedeki hastaneler, salgın hastalık riskine karşı önlem almaya çalışırken, halk sağlığı uzmanları çürüyen cesetlerin su kaynaklarını kirletebileceği uyarısında bulunuyor.
Çocukların su taşıma mücadelesi ve insani kriz
Öte yandan, Gazze'deki insani kriz, yaz sıcaklarının da etkisiyle giderek derinleşiyor. Kentin birçok bölgesinde altyapının tahrip olması nedeniyle temiz suya erişim imkânsız hale geldi. Görüntülerde, henüz 10-12 yaşlarındaki çocukların, güneşin kavurucu sıcağında kovalarla su taşımaya çalıştığı görülüyor. Birçok aile, içme suyu ihtiyacını karşılamak için kuyulardan veya insani yardım kuruluşlarının dağıttığı su tankerlerine yöneliyor. Ancak yakıt sıkıntısı nedeniyle tankerlerin düzenli çalışamadığı, çocukların da bu nedenle uzun kuyruklar oluşturduğu aktarılıyor.
Uzmanlar, Gazze'deki su krizinin, özellikle çocukları ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya bıraktığına dikkat çekiyor. Yetersiz beslenme ve temiz su eksikliği nedeniyle ishal ve kolera gibi salgın hastalıkların yayılma riski her geçen gün artıyor. Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'deki çocukların yüzde 15'inin akut yetersiz beslenme ile mücadele ettiğini açıkladı. İsrail'in su ve elektrik hatlarını hedef alan saldırıları sonucunda, Gazze'deki su arıtma tesislerinin büyük bölümü devre dışı kaldı. Bu da bölge halkının tamamına yakınının temiz sudan mahrum kalmasına yol açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krize yönelik olarak en fazla yardım gönderen ülkelerin başında geliyor. Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı, art arda açıklamalarla ateşkes çağrısında bulunurken, Türk Kızılay ve AFAD tarafından bölgeye insani yardım malzemeleri ulaştırılmaya devam ediyor. Bu gelişme, Türkiye'nin bölgedeki etkin rolünü ve Filistin halkına yönelik insani duyarlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Öte yandan, Türkiye'nin, kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve Filistin devletinin kurulması yönündeki diplomatik girişimlerinin, uluslararası kamuoyunda karşılık bulması, Ankara'nın bölgesel ağırlığını artıracak bir faktör olarak değerlendiriliyor.