Gazze Şeridi'nde devam eden savaş ve İsrail ablukası, bölgedeki diyabet hastalarını ölümcül bir ilaç ve ekipman kıtlığıyla karşı karşıya bıraktı. Dünya Sağlık Örgütü'nün son raporuna göre, Gazze'de yaklaşık 50 bin diyabet hastası bulunuyor, ancak insülin, test şeritleri ve glukometre gibi temel malzemelerin stokları kritik seviyede. BM raporları, hastanelerin yalnızca birkaç haftalık insülin stokuna sahip olduğunu, bazı bölgelerde ise malzemelerin tamamen tükendiğini belirtiyor. Kesintisiz tedavi gerektiren Tip 1 diyabet hastaları için bu durum, ketoasidoz, böbrek yetmezliği ve kangren gibi hayati komplikasyon riskini katlıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Çatışma Altyapıyı Çökertti
7 Ekim 2023'te başlayan savaş, Gazze'nin zaten kırılgan olan sağlık sistemini neredeyse tamamen çökertti. İsrail'in hava saldırıları ve kara operasyonları, 22 hastanenin tamamen kapanmasına neden oldu. Geriye kalan hastaneler aşırı yük altında çalışırken, elektrik kesintileri insülin buzdolaplarını devre dışı bıraktı. İnsan Hakları İzleme Örgütü, misilleme amacıyla insülin tedarikinin engellendiğine dair kanıtlar olduğunu iddia etti. Bölgedeki doktorlara göre, karaborsa insülin fiyatları yüzlerce dolara yükselmiş durumda ve çoğu aile bu fiyatları karşılayamıyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, “Diyabet hastaları zamanla yarışıyor” uyarısı yaparak, temel ilaçların bölgeye acilen ulaştırılması çağrısında bulundu.
Bölgesel ve Küresel Çerçeve: İnsani Krizin Boyutları
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi'ne göre, Gazze nüfusunun yüzde 80'i yerinden edilmiş durumda ve gıda, su ve sağlık hizmetlerine erişim neredeyse imkansız. Diyabet, savaş koşullarında diğer sağlık sorunlarına kıyasla daha az dikkat çeken, ancak ölümcül sonuçları olan bir hastalık. Dünya Diyabet Federasyonu, çatışma bölgelerinde diyabet tedavisinin ihmal edilmesinin uzuv kaybı ve erken ölüm oranlarını artırdığını belirtiyor. Ortadoğu'da uzun süredir devam eden Filistin-İsrail çatışması, insani yardım koridorlarının güvenliği konusundaki anlaşmazlıklarla daha da karmaşık bir hal alıyor. Mısır sınırındaki Refah Kapısı'ndan sınırlı sayıda ilaç girişi yapılabiliyor, ancak bunun hastaların ihtiyacını karşılamada yetersiz kaldığı bildiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği tarihsel destek ve bölgede insani yardım rolüyle Gazze krizinde aktif bir pozisyona sahip. Diyabet ilaçlarının tükenmesi, Türkiye'nin bölgeye acil tıbbi yardım sevk etme potansiyelini gündeme getiriyor. Ancak, İsrail ile süregelen diplomatik gerilimler Türkiye'nin doğrudan yardım koridoru açmasını zorlaştırabilir. Dolaylı olarak, Mısır ve Katar üzerinden gönderilen yardımların diyabet malzemelerini de kapsaması kritik. Türk insani kuruluşlarının sahada yürüttüğü sağlık programları, bu tür kronik hastalık yönetiminde önemli bir boşluğu doldurabilir.