Filistin Tıbbi Yardım Derneği (PMRS), Gazze Şeridi'nde 350 binden fazla kişinin temel ilaçlara erişemediğini duyurdu. İsrail'in ablukası ve yoğun saldırıları nedeniyle sağlık sistemi çökme noktasına geldi. PMRS yetkilileri, özellikle kronik hastalıkları olanların yaşam mücadelesi verdiğini belirtiyor. Bölgedeki hastanelerin çoğu ya doğrudan hedef alındı ya da yakıt ve tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle hizmet veremez durumda.
Gelişmenin arka planı
PMRS tarafından yapılan açıklamada, Gazze'deki ilaç kıtlığının her geçen gün arttığına dikkat çekildi. Örgüt, acil olarak tıbbi malzeme ve yakıt sevkiyatı yapılması çağrısında bulundu. Açıklamada, "350 binden fazla insan, insülin, tansiyon ilaçları ve diğer hayati ilaçlara ulaşamıyor. Bu durum, insani bir felaketin eşiğinde olduğumuzu gösteriyor" ifadeleri yer aldı.
Gazze'deki sağlık tesisleri, yoğun bombardıman nedeniyle büyük hasar gördü. Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre, bölgedeki 36 hastaneden yalnızca 12'si kısmen işlevsel durumda. Bu hastaneler de kapasite sınırlarının çok üzerinde hasta kabul ediyor. Ameliyatlar ağrısız yapılamıyor, çünkü anestezi ve ağrı kesici ilaçlar tükenmiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki ilaç krizi, BM ve uluslararası kuruluşların defalarca dile getirdiği insani felaketin bir parçası. Birleşmiş Milletler, bölgeye insani yardım girişine izin verilmesi için çağrılarını yineliyor. Ancak İsrail'in ablukası ve güvenlik gerekçeleri nedeniyle yardım konvoyları yetersiz kalıyor. Mısır sınırındaki Refah Kapısı, tıbbi malzeme girişi için tek nokta olmaya devam ediyor, ancak kapasitesi ihtiyacı karşılamıyor.
Uluslararası toplum, Gazze'de ateşkes için diplomatik baskı kurmaya çalışıyor. Ancak çatışmaların sürdüğü bir ortamda, temel ilaçların halka ulaştırılması giderek zorlaşıyor. Birçok ülke, İsrail'e yönelik silah ambargosu uygulanması gerektiğini savunuyor. Filistin Kızılayı gibi kuruluşlar da sağlık çalışanlarının ve hastaların tahliyesinin güvence altına alınmasını istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki insani kriz, Türkiye'nin Filistin'e yönelik geleneksel desteğini yeniden ön plana çıkarıyor. Ankara, geçmişten bu yana İsrail-Filistin çatışmasının çözümünde aktif bir rol oynuyor; insani yardım kuruluşları aracılığıyla bölgeye yardım sevkiyatını sürdürüyor. Sağlık krizinin derinleşmesi, Türkiye'nin ilaç ve tıbbi malzeme gönderme kapasitesini artırmasını gerektirebilir. Ayrıca, Ankara'nın bölgedeki diplomatik girişimleri ve Mısır ile koordinasyonu, yardımların ulaştırılmasında kritik önem taşıyor. Türkiye'nin, uluslararası platformlarda Gazze'ye yönelik ablukanın kaldırılması yönündeki tutumuyla, insani koridorların açılmasına yönelik baskıya katkı sağlaması bekleniyor.