İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları tüm şiddetiyle sürüyor. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından pazartesi günü yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte düzenlenen saldırılarda 6 Filistinli daha yaşamını yitirdi. Böylece 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de ölenlerin sayısı 73.003'e yükseldi. Bakanlık ayrıca, pazar gününden bu yana 6 kişinin daha yaralandığını duyurdu. Saldırılarda yaralanan toplam kişi sayısı ise 79.375 olarak kayıtlara geçti. Bakanlık, birçok mağdurun hâlâ enkaz altında olduğunu ve sağlık ekiplerinin bölgeye ulaşmakta zorlandığını belirtti. İnsani kriz her geçen gün daha da derinleşirken, uluslararası toplumdan gelen ateşkes çağrıları sonuçsuz kalmaya devam ediyor.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalar, 7 Ekim 2023'te başlamış ve kısa sürede Gazze'de büyük bir yıkıma yol açmıştı. İsrail ordusunun hava saldırıları ve kara operasyonları sonucunda binlerce sivil hayatını kaybetmiş, milyonlarca insan yerinden edilmişti. BM ve birçok insani yardım kuruluşu, Gazze'deki durumu felaket olarak tanımlarken, ateşkes müzakereleri defalarca kez başarısız oldu. En son Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen görüşmelerden de somut bir sonuç alınamadı. İsrail'in saldırıları durdurmayı reddetmesi ve Refah kentine yönelik operasyon planları, bölgede yeni bir insani felaketin habercisi olarak görülüyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, hayatını kaybedenlerin yaklaşık yarısını çocuklar ve kadınlar oluşturuyor. Hastanelerin büyük bölümü hizmet dışı kalırken, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı had safhada. Dünya Sağlık Örgütü, Gazze'deki sağlık sisteminin çöktüğünü ve bulaşıcı hastalıkların yayılma riskinin arttığını duyurdu. Birleşmiş Milletler, Gazze'deki insani yardım faaliyetlerini sürdürebilmek için acil olarak 2,8 milyar dolar fon gerektiğini açıkladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze'deki savaş, tüm Ortadoğu'yu etkileyen bir krize dönüşmüş durumda. İran destekli Hizbullah ile İsrail arasında Lübnan sınırında çatışmalar artarken, Yemen'deki Husiler, İsrail bağlantılı gemilere saldırarak Kızıldeniz'de küresel ticareti tehdit ediyor. ABD'nin arabuluculuk çabaları ve BM Güvenlik Konseyi'nde alınan ateşkes kararları ise İsrail tarafından tanınmıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi, savaş suçları iddialarıyla ilgili soruşturma başlatmış olsa da, bu sürecin sonuç vermesi aylar hatta yıllar alabilir.
Öte yandan, İsrail'in Refah operasyonu hazırlıkları, Mısır ve Ürdün başta olmak üzere komşu ülkelerde endişeye yol açıyor. Mısır, Refah sınır kapısının kapatılması halinde BM yardımlarının tamamen duracağı uyarısında bulundu. Bu durum, Gazze'de kıtlık riskini daha da artırıyor. ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'e silah yardımını sürdürürken, sivil kayıpların artması Batı ülkelerinde hükümetlere yönelik eleştirileri de beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki insani krizin başından bu yana Filistin’e destek veren ve İsrail’i uluslararası hukuka uymaya çağıran bir tutum sergiliyor. Ancak bu tutum, Ankara ile Tel Aviv arasında normalleşme sürecini sekteye uğratmış durumda. Türkiye, bölgedeki istikrarsızlığın Doğu Akdeniz'deki enerji projelerini ve ticaret yollarını etkileyebileceğini öngörüyor. Ayrıca, Gazze kaynaklı göç dalgasının Türkiye üzerinden Avrupa'ya yönelmesi halinde, yeni bir mülteci kriziyle karşı karşıya kalınabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin hem insani yardım hem de diplomatik girişimlerle krizin yayılmasını engellemeye çalıştığı görülüyor.