İngiltere'de, gazetecileri, ihbarcıları ve cinsel saldırı mağdurlarını susturmak amacıyla açılan stratejik davalara (SLAPP) karşı kapsamlı bir yasal önlem paketi parlamentoya sunuldu. Özel üyeler tarafından hazırlanan ve her iki kanatta da eş zamanlı olarak gündeme getirilen yasa tekliflerinin, iktidar ve muhalefet partilerinden geniş destek görmesi bekleniyor. Teklif, 'hukuk savaşı' (lawfare) olarak adlandırılan bu uygulamayı hedef alarak, zengin bireyler ve şirketlerin medya kuruluşları ile aktivistleri mali açıdan tüketmek için kullandığı davaların önüne geçmeyi amaçlıyor.
Gelişmenin Arka Planı
SLAPP (Strategic Lawsuit Against Public Participation) olarak bilinen bu davalar, genellikle güçlü ekonomik kaynaklara sahip kişi ya da kurumlar tarafından, kamu yararına çalışan gazetecileri, akademisyenleri ve sivil toplum örgütlerini yıldırmak, zaman ve para kaybına uğratmak amacıyla açılıyor. İngiltere'de özellikle son yıllarda, araştırmacı gazetecilik yapan bağımsız medya kuruluşları ve cinsel saldırı mağdurlarına yönelik bu tür davaların arttığı gözlemleniyor. Yasa teklifi, bu davaların erken aşamada reddedilmesini sağlayacak mekanizmalar oluşturmayı, davayı açan tarafın kamu yararına yapılan yayınları hedef aldığını ispatlama yükümlülüğü getirmeyi ve mağdurların yasal masraflarını güvence altına almayı öngörüyor.
Haziran 2023'te yayımlanan bir rapor, İngiltere'de SLAPP davalarının sayısının giderek arttığını ve özellikle offshore finans merkezleriyle bağlantılı kişiler tarafından sıkça başvurulduğunu ortaya koymuştu. Raporda, bu davaların demokratik süreçlere ve ifade özgürlüğüne ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulanmıştı. Yasa teklifi, medya özgürlüğünü korumak için atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel veya Küresel Boyut
İngiltere'nin bu adımı, ABD ve Avrupa Birliği'nde de benzer düzenlemelerin tartışıldığı bir dönemde geliyor. Avrupa Konseyi ve bazı AB ülkeleri, SLAPP davalarına karşı ortak bir yasal çerçeve oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle Rusya ve Çin gibi otoriter rejimlerle bağlantılı oligarkların, Batı'da faaliyet gösteren muhalif gazetecilere ve insan hakları savunucularına karşı SLAPP davalarını sıkça kullandığı biliniyor. İngiltere'nin bu konuda alacağı tutum, küresel ölçekte ifade özgürlüğü mücadelesine önemli bir katkı sağlayabilir.
Uzmanlara göre, yasanın kabul edilmesi halinde, İngiltere SLAPP davalarına karşı en katı önlemleri alan ülkeler arasında yer alacak. Ancak yasa teklifinin yasalaşması için hükümetin desteği ve yasama sürecinden geçmesi gerekiyor. Muhafazakar Parti içinde teklife yönelik bazı itirazlar olduğu belirtilirken, ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin tam destek verdiği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer şekilde, özellikle medya ve sivil toplum alanında faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlara yönelik SLAPP davalarının arttığı gözlemleniyor. İngiltere'de alınan bu önlemin, uluslararası hukuk normlarına uygun olarak Türkiye'deki yasa koyucular için bir model oluşturması mümkün. Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde olan Türkiye'nin, ifade özgürlüğüne yönelik bu tür tehditleri bertaraf etmek için benzer düzenlemeleri gündeme alması beklenebilir. Aksi takdirde, küresel bir sorun olan SLAPP davalarının Türkiye'de de gazeteciler ve insan hakları savunucuları üzerinde baskı aracı olarak kullanılmaya devam etmesi endişe yaratıyor.