ABD Savunma Bakanlığı'na bağlı askeri tesislerin bakımı için ayrılan bütçenin yetersiz kalması, kışlaların ve diğer altyapının 'kronik olarak ihmal edilmesine' neden oluyor. ABD Hükümet Sorumluluk Ofisi'nin (GAO) yeni raporuna göre, bakanlık, kendi belirlediği Tesis Sürdürülebilirlik Modeli'nin (FSM) öngördüğü bakım ihtiyaçlarını finanse etmekte sürekli olarak başarısız oluyor. Bu durum, askeri personelin yaşam koşullarını ve operasyonel hazırlığı olumsuz etkiliyor.
Bakım bütçesindeki açık ve sonuçları
GAO'nun 54 sayfalık raporu, 2023 mali yılında bakım için ayrılan yaklaşık 5 milyar dolarlık fonun, FSM'nin önerdiği miktarın önemli ölçüde altında kaldığını ortaya koyuyor. Raporda, Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) tesis bakımı için yıllık ortalama 13,4 milyar dolara ihtiyaç duyduğu, ancak son beş yılda bu ihtiyacın ancak yaklaşık üçte birini karşılayabildiği belirtiliyor. Bu fon açığı, birikmiş bakım yükünün 285 milyar dolara ulaşmasına yol açmış durumda.
Rapora göre, bu durumun en somut sonuçlarından biri, askeri personelin yaşadığı kışlalarda küf, su sızıntısı, elektrik arızaları ve ısıtma-soğutma sistemlerindeki sorunlar gibi ciddi yaşam kalitesi problemleri olarak kendini gösteriyor. GAO yetkilileri, bu ihmalin yalnızca yaşam koşullarını kötüleştirmekle kalmayıp, aynı zamanda askeri birimlerin eğitim ve görev hazırlığını da olumsuz etkilediğine dikkat çekiyor. Bazı durumlarda, bakımsız binaların güvenlik riski oluşturduğu ve kullanılamaz hale geldiği ifade ediliyor.
GAO'nun raporu, Savunma Bakanlığı'nın tesis yönetimi konusundaki yaklaşımının sürdürülebilir olmadığını ve uzun vadeli planlama eksikliğinin bu sorunu daha da derinleştirdiğini vurguluyor. Bakanlık yetkilileri ise, artan enflasyon ve işçilik maliyetlerinin bakım bütçeleri üzerinde ek baskı oluşturduğunu savunuyor.
Personel moraline ve operasyonel hazırlığa etkisi
ABD ordusunda personel alımı ve elde tutma sorunları yaşanırken, kötü yaşam koşullarının bu krizi daha da derinleştirdiği belirtiliyor. Özellikle alt rütbeli askerlerin kaldığı kışlalardaki olumsuz koşullar, askerlik hizmetini cazip olmaktan çıkarıyor. GAO raporu, birçok askerin özel sektörde daha iyi yaşam koşulları bulabileceğini düşünerek ordudan ayrılmayı tercih ettiğini ortaya koyuyor. Bu durum, ordunun personel devir hızını artırırken, operasyonel hazırlığı da olumsuz etkiliyor.
Operasyonel hazırlık açısından, bakımsız tesisler eğitim alanlarının kullanılamaz hale gelmesine ve lojistik zincirde aksamalara yol açabiliyor. Örneğin, bazı mühimmat depolarındaki nem kontrolü sorunları nedeniyle mühimmatın ömrü kısalıyor ve güvenlik riski oluşuyor. GAO, bu tür sorunların ABD'nin küresel askeri angajmanlarındaki etkinliğini de azaltabileceği uyarısında bulunuyor.
Raporda, Savunma Bakanlığı'nın tesis bakımına ayırdığı bütçenin, Soğuk Savaş sonrası dönemin en düşük seviyelerinde olduğu ve bu durumun ulusal güvenlik açısından kabul edilemez riskler oluşturduğu ifade ediliyor. GAO, bakanlığın tesis sürdürülebilirlik modelini gözden geçirmesini ve bütçe tahsislerini bu modele göre yeniden yapılandırmasını öneriyor.
Küresel etkiler ve NATO'daki yansımalar
ABD'nin askeri tesislerindeki bu bakım sorunu, yalnızca iç bir mesele olarak görülmemeli. ABD'nin dünya genelinde, özellikle Almanya, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerdeki üslerinde benzer bakım eksiklikleri yaşanıyor. Bu durum, NATO müttefikleriyle yapılan ortak tatbikatları ve operasyonel iş birliğini de olumsuz etkiliyor. Özellikle Doğu Avrupa'daki ileri karakol üslerindeki altyapı yetersizlikleri, Rusya'ya karşı caydırıcılık politikasının güvenilirliğini zayıflatıyor.
ABD Savunma Bakanlığı'nın bu sorunu çözmek için 2025 mali yılı bütçesinde tesis bakımına daha fazla kaynak ayırmayı planladığına dair açıklamalar var. Ancak GAO, bu artışların bile birikmiş bakım yükünü karşılamak için yetersiz olduğunu belirtiyor. Kongre'deki bazı üyeler, askeri personelin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için özel bir fon oluşturulması çağrısında bulunuyor. Bu konu, 2026 mali yılı bütçe görüşmelerinde önemli bir gündem maddesi olmaya aday.
Uzmanlar, ABD'nin askeri tesislerindeki bu bakım krizinin, ülkenin küresel askeri üstünlüğünü koruma kapasitesini sorgulattığını ve müttefikler nezdinde güvenilirliğini aşındırdığını belirtiyor. Özellikle Çin'in askeri modernizasyon hamleleri karşısında ABD'nin operasyonel hazırlığını artırması gerekirken, altyapıdaki bu çöküş endişe verici.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin askeri tesis bakımındaki bu zafiyet, Türkiye açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Öncelikle, ABD'nin İncirlik ve Kürecik gibi Türkiye'deki üslerinde de benzer bakım sorunları yaşanması, iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin etkinliğini etkileme potansiyeli taşıyor. Ayrıca, ABD'nin askeri hazırlığındaki bu açık, Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki güç dengesini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, kendi savunma sanayii ve askeri modernizasyon yatırımlarıyla bu tür bağımlılıkları azaltma yolunda ilerlerken, ABD'nin bu durumu, NATO'nun caydırıcılık kapasitesine ilişkin soru işaretlerini artırıyor. Türk yetkililerin, ittifak içindeki yük paylaşımı tartışmalarında bu tür eksiklikleri gündeme getirmesi muhtemel.