Tunus’ta eski meclis başkanı ve Nahda Hareketi lideri Raşid Gannuşi, hakkında verilen hapis cezalarına itiraz etmeyi reddettiğini açıkladı. Gannuşi’nin savunma ekibinden yapılan açıklamada, eski meclis başkanının masum olduğuna dair kesin bir inanca sahip olduğu ve bu nedenle cezalara karşı yasal yollara başvurmayacağı belirtildi. Nahda Hareketi ise, birkaç liderine daha verilen yeni hapis cezalarını sert bir dille kınadı. Bu gelişmeler, Tunus’ta siyasi krizin derinleştiği bir dönemde yaşanıyor.
Gelişmenin arka planı
Raşid Gannuşi, 2023 yılında 'devlete karşı komplo kurmak' ve 'terörizmi finanse etmek' gibi suçlamalarla yargılanmış ve birden fazla hapis cezasına çarptırılmıştı. 83 yaşındaki siyasetçi, 2021'de Cumhurbaşkanı Kays Said'in anayasal yetkileri tek başına üstlenmesinin ardından başlatılan yargısal baskı dalgasının en önemli hedeflerinden biri oldu. Gannuşi, yargılanma sürecinin siyasi olduğunu ve masum olduğunu defalarca dile getirdi. Savunma ekibi, müvekkillerinin herhangi bir itirazda bulunmamasının, yargı sürecinin meşruiyetini tanımadığı anlamına geldiğini ifade etti.
Nahda Hareketi, Gannuşi'nin yanı sıra dört üst düzey yetkilisinin daha 'kamu düzenini bozma' ve 'yetkili makamlara hakaret' suçlamalarıyla 3 ila 6 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldığını duyurdu. Hareket, bu kararların Tunus'ta muhalefeti tamamen susturma amacı taşıdığını savunuyor. Cumhurbaşkanı Kays Said ise süreci 'devrimi koruma' ve 'yolsuzlukla mücadele' olarak nitelendiriyor. Said, 2021'den bu yana yürütmeyi tek başına kontrol ediyor ve parlamento ile anayasa mahkemesini feshetmiş durumda.
Bölgesel ve küresel boyut
Tunus, 2011 Arap Baharı'nın simge ülkelerinden biri olarak, bölgede demokratik bir model olarak görülüyordu. Ancak son yıllarda siyasi ve ekonomik kriz derinleşti. Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi ve diğer muhaliflerin tutuklanmasının 'hukukun üstünlüğüne ağır bir darbe' olduğunu belirtti. ABD ve Avrupa Birliği, Tunus'ta siyasi çoğulculuğun korunması çağrısı yaparken, somut adımlar atmaktan kaçınıyor. Bölgesel olarak, Libya ve Cezayir başta olmak üzere komşu ülkeler Tunus'taki gelişmeleri yakından izliyor. IŞİD ve El Kaide bağlantılı grupların Tunus'tan militan devşirme potansiyeli, güvenlik endişelerini artırıyor. Özellikle Sahel bölgesindeki istikrarsızlık, Tunus'taki siyasi boşluğun terör örgütleri tarafından kullanılma riskini barındırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Tunus, Türkiye için Kuzey Afrika’da önemli bir ortak; özellikle ticaret, turizm ve siyasi ilişkiler açısından kritik bir konumda. Nahda Hareketi’nin İslami kimliği ve demokratik siyaset anlayışı, Türkiye’nin bölgedeki model arayışıyla örtüşüyor. Gannuşi’ye yönelik baskılar, Tunus’un demokratik kazanımlarını tehdit ederken, Ankara’nın bölgedeki nüfuzunu da zayıflatabilir. Türkiye’nin Kays Said yönetimiyle dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışmasına rağmen, muhalefete yönelik tutuklamaların derinleşmesi, Ankara’nın demokrasi söylemini ve bölgesel ittifaklarını zorlayabilir. Gelişmeler, Türk dış politikasının Kuzey Afrika’daki kırılgan demokrasilere desteğini yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.