Peru'da pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda, sağ popülist aday Keiko Fujimori, oyların yüzde 99,4'ünün sayılmasının ardından yüzde 50,3 oy oranıyla solcu rakibi Pedro Castillo'nun önünde yer alıyor. Geriye kalan yüzde 0,6'lık oyların incelenmesi sürerken, Fujimori'nin zaferi giderek kesinleşiyor. Ancak rakibi Roberto Sanchez, seçim kurumunda usulsüzlükler yapıldığını iddia ederek destekçilerini sokağa çağırdı.
Gelişmenin arka planı
Fujimori, eski otoriter lider Alberto Fujimori'nin kızı olarak siyasete girdi ve 2011 ile 2016'da iki kez cumhurbaşkanlığına aday oldu ancak kaybetti. Bu kez, üçüncü denemesinde, pandemi sonrası derinleşen ekonomik kriz ve toplumsal huzursuzluk ortamında seçime girdi. Fujimori, sert güvenlik politikaları ve serbest piyasa reformları vaat ederken, Sanchez'i devrimci sol olarak nitelendiriyor.
Sanchez ise kırsal kesimdeki yoksul seçmenler arasında popüler olan, devlet müdahalesini artırmayı ve doğal kaynakları millileştirmeyi öngören bir program savunuyor. Seçim gecesi yaptığı açıklamada, 'Oylarımızı çalmaya çalışıyorlar. Halk kendini savunmaya çağrılıyor' dedi. Ulusal Seçim Kurulu ise sürecin şeffaf olduğunu ve itirazların yasal yollardan yapılması gerektiğini bildirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Peru, Latin Amerika'nın en istikrarlı demokrasilerinden biri olarak görülse de son yıllarda siyasi krizlerle sarsıldı. Pandemi, ekonomik durgunluk ve yolsuzluk skandalları halkın sisteme güvenini azalttı. Seçim sonucu, bölgede artan sol-sağ kutuplaşmasının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Fujimori'nin zaferi, ABD ve uluslararası finans kuruluşları tarafından olumlu karşılanabilirken, Sanchez'in kazanması halinde Venezüella benzeri bir rotaya girilebileceği endişesi var. Peru, dünyanın en büyük bakır üreticilerinden biri olduğu için seçim sonucu küresel emtia piyasaları açısından da önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Peru seçimleri Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, Latin Amerika'da siyasi istikrarın korunması küresel ticaret dengeleri açısından önem taşıyor. Peru, Türkiye'nin bölgedeki ticari ortakları arasında yer alıyor. Özellikle madencilik sektöründe Türk firmalarının yatırım potansiyeli bulunuyor. Fujimori'nin serbest piyasa yanlısı politikaları, Türk şirketlerinin Peru pazarına girişini kolaylaştırabilir. Ayrıca, Peru'nun siyasi istikrarı, Türkiye'nin Latin Amerika'da açmayı planladığı yeni diplomatik misyonlar ve ticaret anlaşmaları için olumlu bir ortam yaratabilir.