Londra borsası FTSE 100 endeksi vadeli işlemleri, haftanın ilk işlem gününde yatay bir seyir izledi. Brent ham petrolü varil başına 98 dolara yaklaşarak enerji maliyetlerine ilişkin endişeleri artırdı. Yatırımcılar, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve arz kesintisi endişeleriyle petrol fiyatlarındaki yükselişi yakından takip ediyor. İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz politikası belirsizliğini korurken, sterlinin dolar karşısındaki değer kaybı da piyasalar üzerinde baskı oluşturuyor.
Petrol Fiyatlarındaki Yükselişin Arka Planı
Brent ham petrolü, son bir haftada %5'in üzerinde değer kazanarak varil başına 97,8 dolara ulaştı. Bu yükselişte, OPEC+ ülkelerinin arz kısıtlamalarını sürdürme kararı ve Rusya-Ukrayna savaşının enerji altyapısına yönelik tehditleri etkili oldu. Ayrıca, İsrail-Hamas çatışmasının bölgesel bir genişleme riski taşıması, traders'ın risk primini artırmasına neden oldu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), küresel petrol talebinin 2024'ün ikinci yarısında güçlü kalacağını öngörüyor. Öte yandan, ABD'nin stratejik petrol rezervlerini (SPR) yeniden doldurma çabaları da fiyatları destekleyen faktörler arasında.
İngiltere özelinde, enerji fiyatlarındaki artış, ülkenin yüksek enflasyonuyla mücadelesini zorlaştırıyor. Ülkede yıllık enflasyon son verilerde %6,7 olarak açıklandı; bu oran BoE'nin %2 hedefinin oldukça üzerinde. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, ulaşım ve üretim maliyetlerini artırarak enflasyonun daha da yapışkan hale gelmesine yol açabilir. Bu durum, BoE'nin faiz indirimlerini ertelemesine neden olabilir. Piyasalar şu anda BoE'nin ilk faiz indirimini 2024'ün son çeyreğinde bekliyor; ancak petrol fiyatlarındaki sürpriz bir artış bu takvimi öteleyebilir.
FTSE 100'de enerji devleri BP ve Shell, petrol fiyatlarındaki yükselişten olumlu etkilenerek haftaya primli başladı. BP hisseleri %1,2, Shell ise %0,9 değer kazandı. Buna karşın, havayolu şirketleri ve lojistik firmaları artan yakıt maliyetleri nedeniyle değer kaybetti. British Airways'in sahibi IAG %1,5 düşerken, EasyJet %2 geriledi. Madencilik devleri ise Çin'den gelen zayıf ekonomik verilerle baskı altında kaldı; Rio Tinto ve Glencore hisseleri %0,5 civarında geriledi. Bankacılık hisseleri ise karışık bir seyir izledi; Barclays ve Lloyds hafif yükselirken, HSBC Çin kaynaklı endişelerle düştü.
Küresel Piyasalar ve Merkez Bankaları
ABD'de açıklanan son istihdam verileri, iş gücü piyasasının beklenenden daha dirençli olduğunu gösterdi. Bu durum, Federal Reserve'ün (Fed) faiz indirimlerini geciktirebileceği beklentisini güçlendirdi. Fed Başkanı Jerome Powell, son konuşmasında enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı verdi ve faiz indirimi için acele edilmeyeceğini ima etti. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise ekonomik büyümeye dair aşağı yönlü risklere dikkat çekti. ECB Başkanı Christine Lagarde, enerji fiyatlarındaki oynaklığın enflasyon görünümünü bulanıklaştırdığını belirtti.
Asya piyasalarında ise karışık bir tablo hakim. Japonya Nikkei endeksi, zayıf yen ve ihracatçı şirketlerin kâr beklentileriyle yükseldi. Çin'de Şanghay Bileşik Endeksi, emlak sektöründeki kriz ve zayıf tüketici harcamaları nedeniyle değer kaybetti. Hong Kong Hang Seng endeksi de teknoloji hisselerindeki düşüşle geriledi. Petrol fiyatlarındaki artış, Asya ekonomileri için ithalat maliyetlerini yükselterek cari açık riskini artırıyor.
İngiltere'de ise gözler bu hafta açıklanacak olan GSYH büyüme verilerine çevrildi. Ekonomistler, ikinci çeyrekte %0,2'lik bir büyüme bekliyor. Ancak, yüksek enerji maliyetleri ve sıkı para politikası, üçüncü çeyrekte ekonominin daralabileceği endişesini beraberinde getiriyor. Hükümetin maliye politikası da tartışma konusu; Başbakan Rishi Sunak, enflasyonu düşürmeyi öncelikli hedef olarak belirlemiş durumda. Ancak, artan petrol fiyatları bu hedefi zorlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarının 98 dolara yaklaşması, Türkiye ekonomisi için önemli riskler barındırıyor. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiğinden, petrol fiyatlarındaki artış cari açığı genişletecek ve enflasyonu yukarı yönlü baskılayacaktır. Yüksek enerji maliyetleri, üretim ve taşımacılık sektörlerinde maliyetleri artırarak fiyat istikrarını tehdit edebilir. Ayrıca, küresel risk iştahındaki dalgalanma, TL üzerinde ek baskı yaratabilir. Türkiye'nin enerji ithalatını azaltmak için yerli ve yenilenebilir kaynaklara yönelmesi kritik önem taşıyor.