Rabobank Döviz Stratejisi Başkanı Jane Foley, ABD'de beklentilerin üzerinde gelen istihdam verisine rağmen doların yeterli desteği bulamadığını ve piyasalarda dolara yönelik güvenin zayıfladığını belirtti. Foley, açıklamasında önümüzdeki enflasyon verisinin doların seyri açısından kritik olacağını vurguladı. Foley, "Eğer bu rakam beklentilerin üzerinde gelirse, dolar yine bir miktar destek bulacaktır" dedi.
Güçlü İstihdam Verisi ve Doların Şaşırtıcı Tepkisi
ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verisi, ekonomistlerin beklentilerinin üzerinde bir artış gösterdi. Normal koşullarda güçlü istihdam verisi, Fed'in faiz artırımına devam edebileceği yönünde bir sinyal olarak algılanır ve doları destekler. Ancak bu kez piyasa tepkisi beklenenden zayıf kaldı. Jane Foley, bu durumu "doların gücünün sorgulanmaya başlandığı" şeklinde yorumladı. Foley'e göre, yatırımcılar artık sadece istihdam verisine değil, enflasyonun seyri ve Fed'in para politikası duruşuna daha geniş bir perspektiften bakıyor. Bu da doların geleneksel olarak pozitif veriye verdiği tepkinin zayıflamasına yol açıyor.
Foley, istihdam verisinin detaylarına inildiğinde bazı karışık sinyaller olduğunu da belirtti. Ortalama saatlik kazançlardaki artışın sınırlı kalması, enflasyon baskılarının hafifleyebileceği yönünde bir beklenti oluşturdu. Bu da Fed'in faiz artırımlarında daha temkinli olabileceği algısını güçlendirdi. Dolayısıyla, güçlü istihdam verisine rağmen dolar endeksi kayda değer bir yükseliş gösteremedi.
Enflasyon Verisi Dolarda Yön Belirleyici Olacak
Foley, önümüzdeki günlerde açıklanacak olan TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) verisinin doların kısa vadeli yönü üzerinde belirleyici olacağını ifade etti. Piyasa beklentilerinin üzerinde bir enflasyon okuması, Fed'in daha agresif bir sıkılaşma politikası izleyebileceği anlamına gelir ve doları destekler. Ancak beklentilerin altında veya beklentilere paralel bir veri, doların zayıf seyrini sürdürmesine neden olabilir. Foley, "Eğer enflasyon beklentilerin güçlü tarafında gelirse, dolar için bir miktar destek görürüz. Ancak bu desteğin kalıcı olup olmayacağı, Fed'in tepkisine ve diğer merkez bankalarının politikalarına bağlı" dedi.
Rabobank stratejisti, doların son dönemdeki zayıflığının sadece ABD iç dinamiklerinden kaynaklanmadığını, aynı zamanda diğer gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarındaki normalleşme adımlarının da etkili olduğunu belirtti. Özellikle Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) şahinleşen söylemleri, euro ve sterlin karşısında doların değer kaybetmesine katkıda bulunuyor. Foley, "Doların güvenilirliği sorgulanıyor. Yatırımcılar artık sadece ABD'ye odaklanmıyor, küresel bir çeşitlendirme arayışı içindeler" diye konuştu.
Küresel Piyasalar ve Gelişmekte Olan Ülke Para Birimleri
Dolardaki zayıflık, gelişmekte olan ülke para birimleri için genellikle olumlu bir gelişme olarak yorumlanır. Doların değer kaybetmesi, bu ülkelerin dış borçlarının ve ithalat maliyetlerinin düşmesine yardımcı olur. Ancak Foley, bu durumun kalıcı olmayabileceği uyarısında bulundu. Enflasyon verisi sonrasında doların yeniden güçlenmesi, gelişmekte olan piyasalarda sermaye çıkışlarına neden olabilir. Bu da Türkiye gibi dış finansmana ihtiyaç duyan ülkeler için risk oluşturur.
Foley, Fed'in para politikasındaki belirsizliğin devam ettiğini ve piyasaların her veri açıklamasında yön değiştirebileceğini söyledi. Özellikle enflasyonun seyri, Fed'in faiz artırım döngüsünün hızını belirleyecek. Foley, "Fed'in tepkisi, enflasyonun geçici mi yoksa kalıcı mı olduğuna bağlı. Piyasa şu anda bunu fiyatlamaya çalışıyor" dedi.
Rabobank'ın analizine göre, dolar endeksinin kısa vadede dalgalı seyretmesi bekleniyor. Enflasyon verisi öncesinde yatırımcıların temkinli pozisyon alması, doların dar bir bantta hareket etmesine neden olabilir. Ancak veri sonrası sert hareketler görülebilir. Foley, özellikle euro/dolar paritesinde 1.10 seviyesinin kritik olduğunu ve bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanırsa doların daha da zayıflayabileceğini belirtti.
Foley, ayrıca ABD'nin ikiz açıkları (bütçe açığı ve cari işlemler açığı) ve artan borç yükünün uzun vadede dolar üzerinde baskı oluşturabileceğini dile getirdi. Ancak kısa vadede Fed'in politikaları ve enflasyon verisi belirleyici olacak. Yatırımcıların, Fed'in faiz artırımlarını ne zaman durduracağına dair ipuçlarını aradığını ekledi.
Sonuç olarak, Rabobank'ın değerlendirmesi, doların gücünü korumakta zorlandığını ve piyasa katılımcılarının daha fazla veriye ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Enflasyon verisi, doların kısa vadeli yönünü belirleyecek en önemli faktör olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Doların zayıflaması, Türkiye gibi yüksek dış borcu ve cari açığı olan ülkeler için kısa vadede olumlu bir gelişme olabilir. Dolar/TL kurundaki düşüş, ithalat maliyetlerini azaltır ve enflasyon üzerindeki baskıyı hafifletir. Ancak bu durumun kalıcı olmaması riski var. Enflasyon verisi sonrası doların yeniden güçlenmesi, Türkiye'den sermaye çıkışını hızlandırabilir ve TL üzerinde baskı oluşturabilir. Ayrıca Fed'in faiz artırımları, küresel risk iştahını azaltarak gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırımları olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin dış finansman ihtiyacı göz önüne alındığında, doların seyri ve Fed'in politikaları yakından takip edilmeli.