Singapur'da serbest çalışan bir temizlikçi, işvereninin çantasına önceden yerleştirdiği sahte banknotlarla tuzağa düşürüldü ve hırsızlık yaparken gizli kamerayla kaydedildi. Olay, 40 yaşındaki Malezya vatandaşı Siti Zubaidah Salleh'in 150 Singapur doları (yaklaşık 3,600 Türk lirası) çalmasıyla ortaya çıktı. Mahkeme, sanığa 10 hafta hapis cezası verirken, dava ülkede iş güvencesiz çalışanların karşılaştığı etik dışı uygulamaları gündeme getirdi.
Tuzağın perde arkası
Ocak 2024'te, Singapur'un kuzeyindeki bir konutta meydana gelen olayda, ev sahibi 45 yaşındaki Tay, Mart 2023'ten bu yana haftalık temizlik hizmeti alıyordu. Temizlikçi Siti'nin daha önce birkaç kez eşyalarını karıştırdığını fark eden Tay, şüphelerini doğrulamak için bir plan yaptı. Yatak odasındaki çantasına 150 dolar değerinde sahte banknotlar koyan Tay, aynı odaya gizli bir kamera yerleştirdi. Bir sonraki temizlik seansında, Siti'nin çantayı açıp parayı cebine attığı anlar kameraya yansıdı. Tay, görüntüleri hemen polise teslim etti.
Savcılık ifadesinde, Siti'nin eyleminin önceden tasarlanmış olmadığını ancak güven ilişkisini kötüye kullandığını belirtti. Sanık avukatı ise müvekkilinin maddi sıkıntı içinde olduğunu ve pişmanlık duyduğunu savundu. Mahkeme, caydırıcılık ilkesi gereği hapis cezası verirken, Siti'nin cezasının ardından Malezya'ya sınır dışı edileceği açıklandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Singapur, düşük suç oranları ve katı yasalarla bilinirken, bu vaka özellikle ev içi hizmet sektöründe çalışan göçmen işçilerin savunmasızlığını ortaya koyuyor. Ülkede yaklaşık 300 bin yabancı ev işçisi bulunuyor ve bunların çoğu düşük ücretlerle, sınırlı haklarla çalışıyor. İşverenlerin gizli kamera kullanımı, özel hayatın gizliliği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Singapur yasaları, işverenlerin işçi rızası olmadan kayıt yapmasına kısıtlı durumlarda izin verse de, bu tür tuzak yöntemleri etik açıdan sorgulanıyor. Malezya'dan gelen işçiler için ise bu dava, komşu ülkede çalışma koşullarının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de kayıt dışı çalışan ev işçileri benzer güvencesizliklerle karşı karşıya. Bu dava, Türkiye'deki yabancı ve yerli ev işçilerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve işveren denetimlerinin artırılması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, işverenlerin izleme yöntemlerinin yasal sınırları aşmaması, özel hayatın gizliliği açısından Türk hukukunda da hassasiyetle ele alınmalı. Küresel ölçekte ise bu tür vakalar, düşük vasıflı işgücünün korunmasına yönelik uluslararası standartların önemini vurguluyor.