Fransız Donanması, Rus petrol yaptırımlarını delmekle suçlanan bir tankeri daha ele geçirdi. 16 Mart Pazar günü Atlantik Okyanusu'nda durdurulan MT Tagor adlı tanker, sahte Kamerun bandırası taşıdığı şüphesiyle Fransa'ya yönlendirildi ve Salı günü Douarnenez Körfezi'ne ulaştı. Bu son operasyon, Eylül ayından bu yana Fransız Donanması'nın yaptırımlardan kaçan 'gölge filo' gemilerine karşı düzenlediği dördüncü başarılı müdahale oldu. MT Tagor'un Ukrayna'daki savaş bağlamında Batı'nın uyguladığı petrol ambargolarını delerek Rusya'ya gelir sağladığı iddia ediliyor.
Operasyonun Ayrıntıları ve Hukuki Dayanak
Fransız savaş gemisi FS Premier-Maître L'Her, Atlantik'in uluslararası sularında seyreden MT Tagor'u durdurdu. Gemi, Kamerun bayrağı çekmiş olmasına rağmen kayıtlarda bu ülkeye ait herhangi bir gemi bilgisine rastlanmadı. Fransız yetkililer, tankerin aslında Rusya'ya ait olduğunu ve yaptırım listesinde yer alan bir şirket tarafından işletildiğini tespit etti. Gemideki 14 mürettebat sorgulanmak üzere karaya çıkarıldı, tanker ise Douarnenez limanında adli tahkikat için bekletiliyor. Bu tür operasyonlar, AB'nin Rusya'ya yönelik 6. ve 7. yaptırım paketlerine dayanıyor; denizde usulsüz bayrak değişikliği ve yaptırımlı petrol taşımacılığı suç kapsamına alınmış durumda.
MT Tagor daha önce birkaç kez isim ve bayrak değiştirmişti. 1994 yılında inşa edilen eski tanker, son olarak 'Tagor' ismiyle yük taşırken Dünya Gemi Sicili'nde (World Shipping Register) kayıtlıydı. Geminin son yükünün Rus limanı Ust-Luga'dan alındığı ve ABD'nin belirlediği 60 dolar varil tavan fiyatını aşan bir değerde petrol taşıdığı değerlendiriliyor. Bu durum, ek yaptırım ihlali anlamına geliyor.
Küresel Gölge Filo Tehdidi ve Batı'nın Mücadelesi
Rusya, Ukrayna savaşının başlamasından bu yana petrol gelirlerini korumak için 'gölge filo' olarak adlandırılan yaşlı, sigortasız ve genellikle kaynağı belirsiz gemilerden oluşan bir ağ geliştirdi. Bu gemiler, yaptırım uygulayan ülkelerin limanlarına uğramadan, açık denizlerde kargo transferi yaparak veya sahte belgelerle yük taşıyarak ambargoları aşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, Rus petrol ihracatının yaklaşık yüzde 40'ı bu tür kayıt dışı gemilerle gerçekleştiriliyor. Bu durum sadece ekonomik yaptırımları baltalamakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel felaket riskini de artırıyor; bakımsız tankerlerin kaza yapma olasılığı yüksek.
Fransa, bu alanda en aktif Avrupa ülkelerinden biri. Eylül 2023'te ele geçirilen MT Aivara, Ekim'de MT Sanya ve bu yıl başında MT Minerva Julie'den sonra MT Tagor dördüncü başarılı müdahale oldu. Ancak analistlere göre, bu operasyonlar sembolik bir caydırıcılık sağlasa da gölge filonun büyüklüğü karşısında yetersiz kalıyor. Rusya'nın elinde yüzlerce benzer gemi bulunuyor ve her ele geçirilen geminin yerini yenisi alıyor. NATO ve AB, deniz devriyelerini artırma ve istihbarat paylaşımını güçlendirme kararı aldı ancak somut sonuçlar sınırlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında uyguladığı 'savaşan tarafların gemilerine geçiş yasağı' politikasının önemini bir kez daha vurguluyor. Türkiye, 2023 başından itibaren Karadeniz'de gölge filoya karşı sıkı denetimler yaparak yaptırımların delinmesini engellemeye çalışıyor. Ancak Fransız operasyonu, bu gemilerin sadece Karadeniz'de değil, küresel okyanuslarda da faaliyet gösterdiğini hatırlatıyor. Türkiye, hem Batı ile ilişkilerini dengelemek hem de kendi deniz güvenliğini sağlamak adına, bu tür uluslararası operasyonlara istihbarat desteği verme veya ortak eğitim programlarına katılma seçeneklerini değerlendirebilir. Ayrıca, Türk bandıralı gemilerin bu tür yasa dışı ağlara karışmaması için mevcut denetim mekanizmalarını daha da sıkılaştırması beklenebilir.