Fransa, obeziteyle mücadelede tarihi bir adım atarak Wegovy ve Mounjaro isimli anti-obezite ilaçlarını sosyal güvenlik sistemi kapsamına aldı. Ancak bu ilaçlardan yararlanmak için katı koşullar aranıyor: vücut kitle endeksi 35'in üzerinde olan ve en az bir obeziteye bağlı hastalık (tip 2 diyabet, uyku apnesi, hipertansiyon) taşıyan hastalar, uzman hekim kontrolünde reçete edildiği takdirde geri ödeme alabiliyor. Bu gelişme, Fransa'da giderek artan obezite oranlarını ve toplumda yaygın olan "Fransızlar zayıftır" stereotipini yeniden gündeme getiriyor. Ülke genelinde obezite oranı %17 iken, kuzey ve doğu bölgelerinde bu oran %25'e kadar yükseliyor.
Gelişmenin arka planı: Obezite ilaçları ve sağlık sistemi
Fransa Sağlık Bakanlığı, 2024 yılı itibarıyla Wegovy (semaglutid) ve Mounjaro (tirzepatid) ilaçlarını belirli koşullar altında geri ödeme listesine ekledi. Bu ilaçlar, iştahı baskılayarak ve kan şekerini düzenleyerek kilo kaybını sağlıyor. Ancak uzmanlar, ilaçların mucizevi çözüm olmadığı, diyet ve egzersizle desteklenmesi gerektiği konusunda uyarıyor. Fransa'da obezite tedavisi gören hasta sayısı son on yılda iki katına çıktı.
Obezite oranlarının en yüksek olduğu bölgeler arasında Hauts-de-France (%25), Grand Est (%22) ve Normandiya (%20) öne çıkıyor. Bu bölgelerde düşük gelir seviyesi, işlenmiş gıda tüketimi ve fiziksel aktivite eksikliği obeziteyi tetikliyor. Fransız hükümeti, 2025 yılına kadar obezite oranını %15'in altına düşürmeyi hedefliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Obezite salgını ve stereotipler
Fransa'da yaygın olan "Fransızlar obez olmaz" inanışı, aslında bir efsaneden ibaret. Ülkede obezite oranı 1990'da %8 iken bugün %17'ye ulaştı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Avrupa genelinde obezite oranı %23 seviyesinde. Fransa, ABD (%36) ve İngiltere (%28) gibi ülkelerin gerisinde kalsa da, artış trendi endişe verici. Akdeniz diyeti olarak bilinen geleneksel Fransız mutfağının yerini fast food ve işlenmiş gıdalar alıyor. Özellikle genç nüfusta obezite oranı hızla yükseliyor: 18-24 yaş arası her dört gençten biri fazla kilolu.
Küresel ölçekte, obezite ilaçları pazarı 2023'te 24 milyar doları aştı. Novo Nordisk ve Eli Lilly gibi ilaç şirketleri, üretim kapasitelerini artırmak için milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Ancak ilaçların yüksek maliyeti (aylık 500-1000 dolar) ve geri ödeme kısıtlamaları, erişim adaletsizliğine yol açıyor. Fransa'nın adımı, Avrupa'da diğer ülkeler için de örnek teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'da en yüksek obezite oranlarına sahip ülkelerden biri (%30'un üzerinde). Fransız sağlık sisteminin obezite ilaçlarını geri ödemeye alması, Türkiye'de de benzer bir politika tartışmasını başlatabilir. SGK'nın obezite tedavisini kapsamı genişletmesi, hem sağlık harcamalarını azaltabilir hem de iş gücü verimliliğini artırabilir. Ayrıca, Türkiye'deki ilaç firmalarının jenerik üretim için fırsatları değerlendirmesi mümkün. Ancak bütçe kısıtları ve sağlık altyapısındaki bölgesel farklılıklar, Fransa modelinin birebir uygulanmasını zorlaştırabilir. Küresel obezite salgını, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve hareketsiz yaşam tarzıyla mücadelede ulusal stratejilerin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.