Fransa, dört yüzyılı aşkın bir süredir yürürlükte olan ve kölelik sistemini yasal zemine oturtan Kara Yasayı (Code Noir) resmen yürürlükten kaldırdı. Tarihçiler, bu adımın ardından Fransa'nın geçmişte köleleştirilen insanların torunlarına tazminat ödemesi konusunda bir diyalog başlatması gerektiğini belirtiyor. 1685 yılında Kral XIV. Louis tarafından kabul edilen yasa, Fransız kolonilerindeki köleleri 'taşınabilir mal' olarak tanımlıyor ve onlara insanlık dışı muameleyi meşrulaştırıyordu. Yasanın kaldırılması, Fransa'da sömürge geçmişiyle yüzleşme tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Tarihi Arka Plan ve Yasanın İçeriği
Kara Yasa, aslında kölelerin yaşam koşullarını düzenlemek amacıyla hazırlanmış olsa da, pratikte köle sahiplerine sınırsız yetki veriyordu. Yasa, köleleri efendilerinin 'malı' olarak tanımlarken, onlara uygulanacak cezaları da belirliyordu. Örneğin, kaçmaya teşebbüs eden bir kölenin kulağının kesilmesi, ikinci denemede bacağının kesilmesi öngörülüyordu. Yasa ayrıca, kölelerin evlenmesi, mülk edinmesi ve toplanması gibi temel hakları da yasaklıyordu. Bu yasa, 1848'de kölelik resmen kaldırılana kadar yürürlükte kaldı, ancak hukuki varlığını 2023 yılına kadar sürdürdü.
Fransa Ulusal Meclisi, yasanın kaldırılmasına yönelik kararı 2021'de oybirliğiyle kabul etmiş, ancak yasal süreç bu yıl tamamlanmıştı. Karar, özellikle Karayipler'deki Fransız denizaşırı topraklarında yaşayan siyahi toplumlar arasında büyük yankı uyandırdı. Martinik ve Guadeloupe gibi adalarda köleliğin mirası hâlâ derin yaralar açıyor. Tarihçi Dr. Marie-Françoise Crouzet, 'Code Noir'ın kaldırılması sembolik bir adım, ancak asıl mesele tazminat. Fransa'nın bu konuda somut adımlar atması gerekiyor,' dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kara Yasa'nın kaldırılması, yalnızca Fransa'yı değil, eski Fransız sömürgelerini de yakından ilgilendiriyor. Afrika ülkeleri ve Karayipler'deki devletler, uzun yıllardır Fransa'dan sömürge dönemi suçları için tazminat talep ediyor. 2022'de Birleşmiş Milletler, kölelik ve sömürgeciliğin yol açtığı zararların tazmini için küresel bir çağrı yapmıştı. Fransa'nın bu konudaki tutumu, diğer Avrupa ülkelerine de örnek teşkil edebilir. Özellikle Belçika, Hollanda ve İngiltere gibi ülkeler, kendi sömürge geçmişleriyle yüzleşme baskısı altında. Ancak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, daha önce tazminat ödenmesine karşı olduğunu belirtmiş, 'Geçmişi değiştiremeyiz, ancak onu tanıyabilir ve ondan ders alabiliriz,' demişti. Yine de, Kara Yasa'nın kaldırılması, bu tartışmaların yeniden alevlenmesine neden oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın Kara Yasa'yı kaldırması, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir gelişme olmasa da, uluslararası hukuk ve insan hakları bağlamında önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, geçmişte Osmanlı İmparatorluğu'nun kölelikle mücadelesi ve 20. yüzyıl başlarında köle ticaretine karşı aldığı önlemlerle bilinir. Bu nedenle, Fransa'nın adımı, tarihsel adalet arayışlarının küresel ölçekte kabul görmesi açısından dikkat çekiyor. Ayrıca, Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle artan ekonomik ve diplomatik ilişkileri göz önüne alındığında, bu tür gelişmeler, kıtadaki kamuoyunu etkileyebilir. Türk dış politikasının, sömürgecilik karşıtı söylemleri desteklemesi, Afrika ülkeleri nezdinde itibarını artırabilir.