Kanadalı-Haitili yazar Thélyson Orélien, ilk romanı L'Écho des ombres ile Fransa'nın prestijli edebiyat ödüllerinden Prix du Roman Fnac'ı kazandı. Ancak ödülün açıklanmasının ardından, yazarın eserini yapay zeka kullanarak yazdığı iddiaları Fransız edebiyat çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Ödül jürisi, iddiaları reddederken, yayınevi ve yazar da suçlamaları kesin bir dille yalanladı.
Ödülün Ardından Yükselen Tartışma
Thélyson Orélien, 2023 yılında yayımlanan ilk romanı L'Écho des ombres ile Prix du Roman Fnac ödülüne layık görüldü. Ödül, her yıl Fransız edebiyat dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan bir jüri tarafından veriliyor ve genellikle çok satan kitaplar arasında gösteriliyor. Ancak ödülün açıklanmasından kısa süre sonra, sosyal medyada ve bazı edebiyat bloglarında, Orélien'in romanını yazarken ChatGPT gibi yapay zeka araçlarından yararlandığı öne sürüldü.
İddialar, romanın bazı bölümlerinin "aşırı düzenli" ve "duygusal derinlikten yoksun" olduğu yönündeki eleştirilerle alevlendi. Fransız yazar ve edebiyat eleştirmeni Marie Dubois, "Metnin bazı kısımları, insan eliyle yazılmış gibi hissettirmiyor. Yapay zeka tarafından üretilmiş metinlerin tipik özelliklerini taşıyor" dedi. Öte yandan, Orélien'in yayınevi Éditions de la Rivière, yaptığı yazılı açıklamada, "Yazarımızın eseri tamamen kendi yaratıcı sürecinin ürünüdür. Yapay zeka kullanımı iddiaları asılsızdır ve itibar suikastıdır" ifadelerine yer verdi.
Prix du Roman Fnac jürisi de benzer bir açıklama yaparak, "Ödül sürecinde eserin özgünlüğü ve edebi değeri titizlikle incelenmiştir. Yapay zeka kullanımına dair herhangi bir kanıt bulunmamaktadır" dedi. Ancak jüri üyelerinden bazıları, ödül töreni sırasında yaptıkları konuşmalarda, yapay zekanın edebiyat dünyasındaki yükselişine dikkat çekerek, bu tür tartışmaların kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Yapay Zeka ve Edebiyat: Küresel Bir Tartışma
Bu olay, son yıllarda dünya genelinde edebiyat ve sanat alanında yapay zeka kullanımına yönelik artan tartışmaların bir parçası. 2022'de ABD'li yazar Jane Friedman, yapay zeka tarafından yazılan bir kitabın kendi adıyla yayımlanması üzerine hukuki mücadele başlatmıştı. Benzer şekilde, görsel sanatlarda da yapay zeka tarafından üretilen eserlerin ödül kazanması tartışmalara yol açmıştı. Fransa'da ise özellikle edebiyat çevreleri, yapay zekanın yaratıcı süreçteki rolü konusunda ikiye bölünmüş durumda.
Bazı yazarlar, yapay zekanın bir araç olarak kullanılabileceğini ve yaratıcılığı destekleyebileceğini savunurken, diğerleri bunun edebiyatın özünü zedeleyeceğini ve özgünlük kavramını ortadan kaldıracağını düşünüyor. Fransız Yazarlar Birliği (SGDL), konuyla ilgili olarak henüz resmi bir açıklama yapmadı, ancak önümüzdeki günlerde bir toplantı düzenleyerek tutum belirlemesi bekleniyor.
Orélien'in avukatı, müvekkilinin itibarını korumak için hukuki yollara başvurabileceklerini belirtti. Öte yandan, ödülün geri alınıp alınmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Prix du Roman Fnac organizasyonu, konuyu incelemek üzere bağımsız bir komisyon oluşturulduğunu duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'da yaşanan bu tartışma, yapay zekanın kültürel ve sanatsal üretimdeki rolüne dair küresel bir sorunu gündeme getiriyor. Türkiye'de de son yıllarda yapay zeka destekli içerik üretimi hızla yaygınlaşıyor. Özellikle edebiyat, gazetecilik ve reklamcılık sektörlerinde yapay zeka kullanımı artarken, telif hakları ve özgünlük konusunda henüz kapsamlı bir yasal düzenleme bulunmuyor. Bu olay, Türkiye'nin de yakın gelecekte benzer etik ve hukuki tartışmalarla karşılaşabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Türk yazarların uluslararası platformlarda yaşayabileceği itibar sorunlarına karşı farkındalık oluşturması açısından önem taşıyor.