Fransa ve bazı Avrupa ülkeleri, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’e yönelik seyahat yasağı uygulama kararı aldı. Bu karar, Smotrich’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı Yahudi yerleşimlerini genişletme ve Filistinlilere yönelik ayrımcı politikaları destekleyen açıklamalarının ardından geldi. Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Smotrich’in ‘uluslararası hukuku ihlal eden ve barış sürecini baltalayan söylem ve eylemleri’ nedeniyle ülkeye girişinin yasaklandığı belirtildi. Almanya, İtalya ve İspanya gibi diğer AB ülkeleri de benzer önlemler almayı değerlendiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
Bezalel Smotrich, aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi’nin lideri olarak İsrail hükümetinde Maliye Bakanı ve Savunma Bakanlığı’nda yerleşimlerden sorumlu bakan olarak görev yapıyor. Smotrich, defalarca Batı Şeria’nın ilhakını savunmuş ve Filistinlilere yönelik sert tedbirler çağrısında bulunmuştu. Geçtiğimiz haftalarda, bir konuşmasında ‘Filistin halkının tarihsel bir iddiası olmadığını’ iddia etmesi büyük tepki çekmişti. Avrupa Birliği, Smotrich’i ‘şiddeti teşvik eden ve İsrail’in uluslararası yükümlülüklerini ihlal eden’ bir figür olarak nitelendirmişti.
Fransa’nın bu hamlesi, AB’nin İsrail hükümetine yönelik artan baskısının bir parçası olarak görülüyor. Brüksel, İsrail’in yerleşim politikalarına karşı yaptırımları sertleştirme kararı almış ve Smotrich gibi aşırı sağcı isimleri hedef tahtasına koymuştu. Fransa’nın yanı sıra Belçika, Hollanda ve İrlanda’nın da benzer yasaklar uyguladığı bildiriliyor. Bu ülkeler, Smotrich’in AB ülkelerine girişini yasaklayarak uluslararası hukuka saygı çağrısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Smotrich’e yönelik seyahat yasağı, İsrail-Filistin çatışmasında Avrupa’nın artan rolünü gösteriyor. Avrupa Birliği, iki devletli çözümü desteklemeye devam ederken, İsrail hükümetinin aşırı sağcı üyelerine karşı daha aktif önlemler alıyor. Bu adım, ABD’nin İsrail’e verdiği sarsılmaz desteğin aksine, Avrupa’nın daha bağımsız bir dış politika izleme çabasını yansıtıyor. Ancak, bu yasağın sembolik kalmaması için AB’nin ekonomik yaptırımlar gibi daha somut adımlar atması bekleniyor. Smotrich ise kararı ‘antisemitik’ olarak nitelendirirken, İsrail Dışişleri Bakanlığı Fransa’ya tepki gösterdi.
Bölgesel düzeyde, bu gelişme Filistin yönetimi tarafından memnuniyetle karşılandı. Filistin Dışişleri Bakanlığı, Fransa’nın ‘cesur adımını’ takdir ettiğini ve diğer ülkelerin de benzer önlemler alması çağrısı yaptı. Öte yandan, İsrail’deki aşırı sağcı partiler, AB’nin ‘müdahalesini’ kınarken, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Analistler, bu yasağın İsrail-AB ilişkilerinde yeni bir gerilim dalgasına yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uzun süredir İsrail’in Filistin topraklarındaki işgaline ve yerleşim politikalarına karşı çıkıyor. Fransa’nın Smotrich’e yönelik yasağı, Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destekle örtüşse de, Ankara’nın benzer bir adım atması beklenmiyor. Türkiye-İsrail ilişkileri son dönemde normalleşme sürecine girmişti; bu nedenle Türkiye’nin Avrupa’nın sert çizgisini izlemesi olası görünmüyor. Ancak bu gelişme, uluslararası toplumda İsrail’e yönelik baskının arttığını gösteriyor ve Türkiye’nin Filistin konusundaki diplomatik çabalarını dolaylı olarak güçlendirebilir. Bölgesel düzeyde, AB’nin bu hamlesi Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki konumunu da etkileyebilir; İsrail’e yönelik yaptırımlar, enerji işbirliği gibi alanlarda yeni dinamikler yaratabilir.