Fransa, Kenya'nın liman kenti Mombasa'da düzenlenen Okyanus Konferansı'nda açıklanan Mombasa Deklarasyonu'nu imzalayan 15 ülke arasında yer aldı. Deklarasyon, yasadışı ve yıkıcı balıkçılık faaliyetleriyle mücadele etmek amacıyla imzacı ülkelerin balıkçılık verilerinin toplanmasını ve paylaşımını iyileştirme sözü vermesini içeriyor. Anlaşma, küresel balık stoklarının korunması ve deniz ekosistemlerinin sürdürülebilirliği için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Mombasa Deklarasyonu, yasadışı balıkçılığın küresel ekonomiye yılda 23 milyar dolara kadar zarar verdiği bir dönemde imzalandı. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre, dünya balık stoklarının yaklaşık üçte biri aşırı avlanma nedeniyle tükenme noktasına geldi. Deklarasyon, imzacı ülkelerin ulusal balıkçılık yönetim sistemlerini güçlendirmeyi, şeffaflığı artırmayı ve uluslararası işbirliğini teşvik etmeyi hedefliyor.
Anlaşma kapsamında ülkeler, uydu izleme teknolojileri, gemi takip sistemleri ve balıkçılık veritabanları gibi araçları kullanarak veri toplama kapasitelerini artıracak. Ayrıca, yasadışı balıkçılık faaliyetlerine ilişkin bilgilerin gerçek zamanlı olarak paylaşılması için bir mekanizma oluşturulacak. Fransa, denizaşırı toprakları sayesinde dünyanın en büyük ikinci deniz yetki alanına sahip ülke olarak anlaşmada kilit rol oynuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mombasa Deklarasyonu, yalnızca Afrika kıyılarını değil, aynı zamanda Pasifik ve Hint Okyanusları gibi stratejik deniz alanlarını da kapsıyor. Yasadışı balıkçılık, özellikle gelişmekte olan ada devletleri için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Bu ülkeler, balıkçılık kaynaklarının sürdürülebilir kullanımına bağımlı olan yerel ekonomileri korumak için daha fazla uluslararası desteğe ihtiyaç duyuyor. Deklarasyon, aynı zamanda okyanus koruma alanlarının genişletilmesi ve deniz biyolojik çeşitliliğinin korunmasına yönelik küresel çabaların bir parçası olarak görülüyor.
Uzmanlar, anlaşmanın başarısının imzacı ülkelerin veri paylaşımına olan bağlılığına ve uyumlu politikalar oluşturmasına bağlı olduğunu belirtiyor. Çin, Endonezya ve Tayland gibi büyük balıkçılık ülkelerinin deklarasyonu imzalamaması dikkat çekiyor. Bu durum, küresel balıkçılık yönetiminde hala önemli boşluklar olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Mombasa Deklarasyonu'na taraf olmasa da, bu anlaşma Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki balıkçılık politikaları açısından önemli bir referans noktası oluşturabilir. Yasadışı balıkçılık, Türkiye'nin kıyı sularında da ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Türkiye, uluslararası veri paylaşımı ve şeffaflık mekanizmalarına entegre olarak kendi balık stoklarını daha etkin yönetebilir. Ayrıca, Türkiye'nin deniz yetki alanlarındaki haklarını koruma çabaları, bu tür uluslararası girişimlerle uyumlu hale getirilebilir. Deklarasyon, Türkiye'nin bölgesel balıkçılık örgütlerindeki rolünü güçlendirme potansiyeli taşıyor.