PARİS (12 Ekim) - Fransa'da yapılan yeni bir kamuoyu araştırmasına göre, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen ile aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) lideri Jean-Luc Melenchon, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunda karşı karşıya gelebilir. Anket, her iki adayın da diğer rakiplerine karşı oyunu artırdığını ve Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un siyasi mirasının belirsizleştiği bir dönemde Fransa'daki siyasi kutuplaşmanın derinleştiğini ortaya koyuyor.
Anketin detayları ve siyasi tablo
Harris Interactive tarafından yapılan ve Salı günü yayımlanan ankete göre, Le Pen ve Melenchon, test edilen tüm senaryolarda ikinci tura kalıyor. Anket, Fransa'da 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik yapılan erken bir yoklama niteliğinde. Her iki aday da geleneksel merkez partilerin adaylarına karşı açık ara önde görünüyor. Le Pen, ilk turda oyların yüzde 28'ini alırken, Melenchon yüzde 22 seviyesinde. Bu sonuçlar, 2022 seçimlerine kıyasla her iki adayın da oy oranını artırdığını gösteriyor.
Anket, Macron'un eski başbakanı Édouard Philippe'in yüzde 20, eski başbakan Gabriel Attal'ın ise yüzde 18 oy aldığını ortaya koyuyor. Ancak bu isimler, ikinci tura kalmak için yeterli desteği bulamıyor. Ankete göre, seçmenlerin önemli bir kısmı merkez sağ ve merkez sol partilere yönelmek yerine, radikal seçeneklere yöneliyor. Bu durum, Fransa'da geleneksel siyasi yapının çözülmeye devam ettiğini gösteriyor.
Anketin dikkat çekici bir diğer sonucu da, Le Pen'in ikinci turda Melenchon'a karşı yüzde 54-46 oranında önde olması. Ancak anket şirketi, bu sonucun seçim kampanyasının dinamiklerine göre değişebileceğini belirtiyor. Le Pen, özellikle göçmen karşıtı ve güvenlik odaklı söylemleriyle bilinirken, Melenchon ise ekonomik eşitsizlik ve sosyal adalet vurgusu yapıyor.
Fransa'da siyasi kutuplaşmanın derinleşmesi
Fransa'da siyasi kutuplaşma, son yıllarda giderek artıyor. 2017 ve 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Macron, merkezci bir çizgi izleyerek aşırı uçları dizginlemeye çalıştı. Ancak Macron'un emeklilik reformu ve göçmenlik politikaları, toplumda derin ayrılıklara yol açtı. Özellikle sarı yelekliler hareketi ve son dönemdeki protestolar, hükümete duyulan güvensizliği artırdı.
Le Pen, son yıllarda partisinin imajını yumuşatarak ve ekonomik konularda daha ılımlı bir söylem benimseyerek seçmen tabanını genişletti. Özellikle işçi sınıfı ve taşrada yaşayan seçmenler arasında desteğini artırdı. Melenchon ise gençler ve kentli seçmenler arasında popülaritesini koruyor. Her iki aday da, Macron'un politikalarından memnun olmayan seçmenler için alternatif sunuyor.
Anket, aynı zamanda Fransa'da sol ve sağ arasındaki geleneksel ayrımın bulanıklaştığını gösteriyor. Seçmenler, artık ideolojik konumlarından çok, liderlerin kişilikleri ve vaatleri doğrultusunda oy veriyor. Bu durum, siyasi partilerin geleneksel tabanlarını kaybetmesine ve yeni ittifaklar arayışına girmesine neden oluyor.
Avrupa ve dünya için anlamı
Fransa, Avrupa Birliği'nin en büyük ekonomilerinden biri ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi. Dolayısıyla ülkedeki siyasi gelişmeler, sadece Avrupa değil, dünya genelinde de yakından takip ediliyor. Le Pen'in iktidara gelmesi, AB içinde önemli tartışmalara yol açabilir. Le Pen, geçmişte AB karşıtı söylemleriyle biliniyordu ancak son dönemde daha ılımlı bir çizgi izliyor. Yine de, göçmenlik ve ulusal egemenlik konularında sert politikalar izlemesi bekleniyor.
Melenchon'un olası bir zaferi ise, Fransa'da ekonomik ve sosyal politikaların radikal bir şekilde değişmesine yol açabilir. Melenchon, zenginlere yönelik daha yüksek vergiler, emeklilik yaşının düşürülmesi ve yeşil enerjiye geçiş gibi vaatlerde bulunuyor. Ancak bu politikaların finansmanı ve AB kurallarıyla uyumu konusunda belirsizlikler bulunuyor.
Anket sonuçları, Fransa'nın 2027 seçimlerine doğru giderken siyasi istikrarsızlığın artabileceğine işaret ediyor. Macron'un görev süresinin sona ereceği 2027'ye kadar, ülkedeki siyasi dengelerin nasıl şekilleneceği merak konusu. Ayrıca, anketin zamanlaması da önemli: Fransa, ekonomik zorluklarla ve sosyal huzursuzluklarla mücadele ederken, seçmenlerin radikal seçeneklere yönelmesi, mevcut siyasi elitlere duyulan güvensizliğin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki siyasi kutuplaşma ve olası bir Le Pen veya Melenchon ikinci turu, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini ve genel olarak Avrupa'daki siyasi iklimi etkileyebilir. Le Pen'in yükselişi, AB içinde Türkiye karşıtı söylemlerin artmasına neden olabilir; zira Le Pen geçmişte Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkmıştı. Öte yandan Melenchon da zaman zaman Türkiye'ye yönelik eleştirel tutum sergilemişti. Ancak her iki adayın da öncelikli gündemi iç politik konular olduğundan, Türkiye ile ilişkilerde radikal bir değişiklik beklenmeyebilir. Yine de Fransa'nın AB içindeki ağırlığı düşünüldüğünde, Türkiye'nin AB ile vize serbestisi ve gümrük birliği gibi konularda yaşadığı müzakerelerde Fransa'nın tutumu belirleyici olabilir. Ayrıca, Fransa'daki siyasi istikrarsızlık, Avrupa'daki ekonomik dengeleri ve güvenlik politikalarını etkileyerek dolaylı yoldan Türkiye'yi de ilgilendirebilir.