Fransa, başkent Paris yakınlarında düzenlenen büyük bir uluslararası savunma ve güvenlik fuarında 12 İsrail savunma şirketinin standını kapattı. Pazartesi günü yaşanan bu gelişme, İsrail yönetiminden sert tepki aldı. Fuara katılan İsrailli firmaların stantlarının kapatılması, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerde yeni bir gerginlik yaratırken, savunma sanayii işbirliklerini de sorgulamaya açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Eurosatory olarak bilinen ve her iki yılda bir düzenlenen uluslararası savunma ve güvenlik fuarı, bu yıl 17-21 Haziran tarihleri arasında Paris'in kuzeyindeki Villepinte sergi merkezinde gerçekleştiriliyor. Fuara 62 ülkeden 2 binin üzerinde şirket katılırken, İsrail'den katılan firmaların sayısı 74 olarak açıklanmıştı. Ancak fuarın ilk gününde, 12 İsrailli firmanın standı, Fransız yetkililer tarafından kapatıldı. Fransız hükümeti, kapatma kararının gerekçesi olarak, bu firmaların İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarında kullanılan ekipmanları sergiliyor olmasını gösterdi. Fransa Savunma Bakanlığı, fuar kurallarına aykırı olarak, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinde kullanılan teçhizatın tanıtımına izin vermeyeceklerini belirtti. İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, bu kararı "ayrımcı ve skandal" olarak nitelendirerek, Fransa'nın İsrail karşıtı bir tutum sergilediğini söyledi. Katz, X hesabından yaptığı açıklamada, "Fransa'nın bu kararı, teröre karşı savaşımızı baltalamaktadır" ifadelerini kullandı. İsrail Sanayi ve Ticaret Bakanı Nir Barkat ise, Fransa'nın bu tutumunun iki ülke arasındaki ticari ilişkilere zarar vereceğini belirterek, "Fransa, İsrail'in güvenliğine karşı düşmanca bir tavır takınmaktadır" dedi.
Fransa'nın bu hamlesi, geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına yönelik artan eleştirilerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Macron, daha önce İsrail'in Refah kentine yönelik saldırılarını kınamış ve iki devletli çözüm çağrısında bulunmuştu. Ayrıca Fransa, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) Gazze'de ateşkes talep eden kararlara destek vermişti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa'nın bu adımı, Avrupa Birliği (AB) içinde İsrail'e yönelik artan eleştirilerin bir parçası olarak görülüyor. İspanya, İrlanda, Malta ve Slovenya, Filistin devletini tanıma yönünde adımlar atarken, Belçika ve Hollanda da İsrail'in Gazze operasyonlarını kınamıştı. Almanya ise daha temkinli bir duruş sergileyerek, İsrail'in kendini savunma hakkını vurguluyor. Bu gelişme, aynı zamanda uluslararası savunma fuarlarının siyasallaşmasına bir örnek teşkil ediyor. Geçmişte de Çin, Rusya gibi ülkelere yönelik benzer kısıtlamalar uygulanmıştı. Ancak İsrail gibi Batılı bir müttefike yönelik böyle bir hamle, nadir görülen bir durum. Fransız yetkililer, kararın fuarın tarafsızlığını korumak ve uluslararası hukuka uyumu sağlamak amacıyla alındığını savunurken, İsrail tarafı bunu diplomatik bir saldırı olarak değerlendiriyor. İsrail'in Paris Büyükelçisi, Fransız hükümetine resmi bir protesto notası iletti. Olayın, iki ülke arasındaki savunma sanayii işbirliklerini olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. İsrail, dünyanın önde gelen savunma ihracatçılarından biri konumunda ve Fransa da bu ürünlerin önemli bir alıcısı. Ancak son yıllarda Fransız şirketleri, İsrail'in insansız hava araçları ve siber güvenlik teknolojilerine yoğun ilgi gösteriyordu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın İsrailli savunma firmalarının standlarını kapatması, Türkiye için dolaylı da olsa önemli bir gelişmedir. Türkiye, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını defalarca kınamış ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırmıştı. Fransa'nın bu adımı, Türkiye'nin İsrail'e yönelik eleştirilerini haklı çıkaracak bir uluslararası yalnızlaşma sürecinin parçası olarak görülebilir. Ancak Türkiye'nin kendisi de savunma sanayiinde önemli bir oyuncu haline gelirken, Fransa'nın bu tür siyasi müdahaleleri, Türkiye'nin savunma ihracatında benzer engellerle karşılaşıp karşılaşmayacağı sorusunu akla getiriyor. Türkiye, Doğu Akdeniz ve Suriye'deki askeri operasyonları nedeniyle Avrupa ülkelerinden bazı silah ambargolarıyla karşılaşmıştı. Bu nedenle, uluslararası savunma fuarlarının giderek daha fazla siyasallaşması, Türkiye'nin savunma ticaretini de etkileyebilir. Ayrıca, bu durum Türkiye'nin kendi savunma sanayiini geliştirme çabalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, yerli üretim ve ihracatta bağımsızlığını artırarak bu tür dış müdahalelere karşı kırılganlığını azaltabilir.