Fransa'da milletvekilleri, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez'in izlediği politikaya benzer şekilde, ülkedeki yasadışı göçmenlere af getiren bir yasa tasarısını oylamaya hazırlanıyor. Tasarı, yüz binlerce kağıtsız göçmene yasal statü kazandırmayı öngörüyor. Cumhurbaşkanı adayı Raphaël Glucksmann'ın da önümüzdeki günlerde tasarıyı destekleyeceğini açıklaması bekleniyor. Oylama, Fransa'da göç politikaları üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirirken, Avrupa genelinde de benzer adımların önünü açabilecek bir emsal teşkil ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Fransa'da son yıllarda göçmenlerin statüsüne ilişkin tartışmalar siyasetin merkezine yerleşmiş durumda. Özellikle ekonomik olarak aktif ancak kağıtsız göçmenlerin durumu, pandemi sonrası iş gücü ihtiyacı ve demografik değişimlerle birlikte daha fazla gündeme geliyor. İspanya'da Sánchez hükümetinin uygulamaya koyduğu ve yüz binlerce düzensiz göçmene oturma izni sağlayan düzenleme, Fransa'da da bazı siyasetçiler ve sivil toplum kuruluşları tarafından model olarak gösteriliyor. Tasarı, Fransız parlamentosunda özellikle sol ve merkez partilerin desteğiyle gündeme taşındı. Raphaël Glucksmann, cumhurbaşkanlığı seçimlerine bağımsız bir aday olarak hazırlanırken, göçmen dostu bir söylem benimsiyor. Glucksmann'ın tasarıya vereceği destek, hem seçim kampanyası hem de kamuoyu algısı açısından belirleyici olacak. Öte yandan, hükümet kanadından henüz resmi bir açıklama gelmedi; ancak İçişleri Bakanlığı'nın tasarıya mesafeli durduğu biliniyor. Muhalefetteki sağ partiler ise düzenlemenin güvenlik ve sosyal hizmetler üzerinde olumsuz etkileri olacağını savunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa'daki bu girişim, Avrupa Birliği genelinde göç politikalarının yeniden şekillendiği bir döneme denk geliyor. İspanya'nın ardından Fransa'nın da benzer bir adım atması, AB içinde göçmenlere yönelik daha liberal politikaların yaygınlaşmasına yol açabilir. Özellikle Almanya'da da koalisyon hükümeti içinde benzer tartışmalar sürüyor. Ancak Avrupa'da yükselen sağ popülist hareketler, bu tür aflara karşı sert bir muhalefet yürütüyor. Fransa'daki oylama, 2024 Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde göç konusunun ne kadar belirleyici olduğunu da gösterecek. Uluslararası alanda ise, düzensiz göçle mücadelede sınır güvenliği yerine yasal statü verilmesi yaklaşımı, insan hakları örgütleri tarafından olumlu karşılanıyor. Ancak bu tür afların caydırıcılığı azaltıp azaltmayacağı tartışması da alevlenebilir. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Göç Örgütü, göçmenlerin kayıt altına alınmasının entegrasyonu kolaylaştırdığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'da yasadışı göçmenlere yönelik af planı, Türkiye'nin göç politikaları ve AB ile ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, Suriye ve diğer bölgelerden gelen milyonlarca mülteciye ev sahipliği yaparken, AB ülkelerinin düzensiz göçmenlere yönelik afları, Türkiye'deki göçmenlerin Avrupa'ya geçiş beklentilerini etkileyebilir. Ayrıca, AB içinde göç politikalarının liberalleşmesi, Türkiye'nin vize serbestisi ve geri kabul anlaşması müzakerelerinde yeni dinamikler yaratabilir. Fransa'nın bu adımı, Türkiye'nin AB'den göç yönetimi konusunda daha fazla destek talep etmesine zemin hazırlayabilir. Öte yandan, Türkiye'deki düzensiz göçmenler için de benzer bir af tartışması zaman zaman gündeme geliyor; ancak Fransa örneği, bu tür düzenlemelerin siyasi ve toplumsal yansımalarını görmek açısından bir ders niteliğinde.