Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Fransa'nın uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu Aa3 olarak teyit etti ve görünümünü durağan olarak korudu. Ajans, 2027 yılı için açığı azaltıcı bütçenin kabul edileceği varsayımıyla notu koruduğunu açıkladı. Bu karar, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümeti için önemli bir rahatlama sağladı; zira ülke son dönemde bütçe açığı ve artan borç yükü nedeniyle diğer rating kuruluşlarının baskısı altındaydı.
Gelişmenin Arka Planı
Fransa, pandemi sonrası dönemde genişleyen kamu harcamaları ve enerji destek paketleriyle bütçe açığını artırdı. 2023 yılında açık GSYH'nin %5,5'ine ulaştı ve bu oran AB'nin %3'lük Maastricht kriterinin oldukça üzerinde. Moody's, notu korurken hükümetin 2027 yılına kadar açığı %3'ün altına indirme taahhüdüne güvendiğini ima etti. Ajans ayrıca, Fransa'nın kurumsal yapısının ve ekonomik çeşitliliğinin notu desteklediğini belirtti.
Ancak Moody's, siyasi risklere de dikkat çekti. Macron'un merkezci ittifakı, Ulusal Meclis'te mutlak çoğunluğa sahip değil ve bütçe tasarılarının geçirilmesi için muhalefetin desteğine ihtiyaç duyuyor. Geçtiğimiz yıl emeklilik reformu ve bütçe görüşmelerinde yaşanan gerginlikler, hükümetin reform kapasitesi konusunda soru işaretleri yaratmıştı. Moody's, 2027 bütçesinin kabul edileceğini varsayarak notu koruduğunu açıklasa da, bu varsayımın gerçekleşmemesi durumunda notun baskı altına girebileceği sinyalini verdi.
Fransa'nın kamu borcu GSYH'nin yaklaşık %110'u seviyesinde ve bu oran euro bölgesinde Yunanistan ve İtalya'nın ardından en yükseklerden biri. Borç servis maliyetleri, faiz oranlarındaki artışla birlikte yükseliyor. Hükümet, bütçe disiplinini sağlamak için harcama kesintileri ve vergi artışları içeren bir yol haritası açıklamıştı. Moody's'in kararı, piyasalarda Fransız tahvillerine yönelik güvenin bir ölçüde korunduğunu gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa, euro bölgesinin ikinci büyük ekonomisi ve AB'nin motorlarından biri. Not indirimi, sadece Fransız tahvillerinin faiz maliyetlerini artırmakla kalmaz, aynı zamanda euro bölgesi genelinde finansal istikrar açısından da risk oluşturur. Moody's'in notu koruması, kısa vadede piyasalarda bir rahatlama yaratabilir. Ancak diğer kuruluşların (S&P ve Fitch) Fransa'ya yönelik değerlendirmeleri yakından izleniyor. S&P, geçtiğimiz yıl Fransa'nın notunu düşürmemiş ancak görünümü negatif tutmuştu.
Fransa'nın mali durumu, AB'nin genel bütçe kuralları ve mali istikrar paketi açısından da önemli. AB, pandemi sonrası askıya alınan Maastricht kriterlerini yeniden uygulamaya başladı. Fransa gibi büyük ekonomilerin bu kurallara uyumu, AB'nin ekonomik yönetişiminin etkinliği açısından test niteliğinde. Ayrıca, Almanya'nın da bütçe disiplini konusunda zorlanması, euro bölgesinin genel mali görünümünü etkiliyor.
Küresel ölçekte ise, merkez bankalarının faiz indirim döngüsüne girmesiyle birlikte borçlanma maliyetlerinin düşmesi bekleniyor. Bu ortamda Fransa'nın notunu koruması, gelişmekte olan piyasalardan Avrupa'ya sermaye akışını olumlu etkileyebilir. Ancak jeopolitik riskler (Ukrayna savaşı, Orta Doğu gerginliği) ve ticaret kısıtlamaları, Avrupa ekonomileri üzerindeki baskıyı sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın kredi notunun korunması, euro bölgesi finansal istikrarına katkı sağlayarak küresel risk iştahını destekleyebilir. Türkiye, ihracatının önemli bir kısmını AB ülkelerine yapıyor; Avrupa'da finansal koşulların istikrarlı seyri, Türk ihracatçıları için talep ortamını olumlu etkiler. Ayrıca, Türkiye'nin CDS primi ve dış borçlanma maliyetleri, küresel risk algısına duyarlı. Fransa gibi büyük bir ekonominin notunun korunması, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışını dolaylı olarak destekleyebilir. Ancak Türkiye'nin kendi yapısal mali sorunları ve enflasyonla mücadelesi, dış finansman koşullarını belirleyen asıl faktörler olmaya devam ediyor.
Öte yandan, Fransa'nın bütçe disiplini konusundaki kararlılığı, AB'nin mali kural setinin işleyişi açısından örnek teşkil edebilir. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği ilişkisi ve ekonomik entegrasyonu nedeniyle AB'deki mali gelişmeleri yakından izlemek durumunda.