Fransa, Batı Şeria'da artan şiddet olaylarına karışan İsrailli yerleşimcilere ve sorumlu kişilere yönelik ulusal yaptırımları hayata geçirmek için bir grup ülkeyle koordinasyon halinde çalışıyor. Üç Avrupalı diplomata göre, Paris yönetimi Avrupa Birliği'nde ortak bir yaptırım rejimi oluşturma çabalarının yavaş ilerlemesi üzerine alternatif bir yol izlemeye karar verdi. Bu kapsamda Fransa, Almanya, İspanya, İtalya ve Belçika gibi ülkelerle birlikte, şiddet eylemlerine karışan kişilere seyahat yasağı ve mal varlığı dondurma gibi ulusal tedbirleri uygulamaya koymayı planlıyor.
Gelişmenin arka planı
Batı Şeria'da son aylarda Yahudi yerleşimcilerin Filistinli sivillere yönelik saldırılarında belirgin bir artış yaşanıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılı boyunca 1.000'den fazla şiddet olayı kaydedildi ve bu durum uluslararası kamuoyunun tepkisini çekti. Avrupa Birliği, daha önce İsrail hükümetini bu eylemleri durdurmaya çağırmış, ancak somut adımların atılmaması üzerine daha sert önlemler gündeme gelmişti.
Fransa'nın öncülük ettiği bu girişim, AB içinde ortak bir karar alınamaması nedeniyle ulusal düzeyde koordineli yaptırımları hedefliyor. Diplomatik kaynaklar, en az beş AB üyesi ülkenin bu yönde adım atmaya hazır olduğunu belirtiyor. Fransa Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmazken, yakın zamanda bir duyuru yapılabileceğini ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Şeria'daki şiddet, İsrail-Filistin çatışmasının en hassas bölgelerinden birini oluşturuyor. Uluslararası toplum, İsrail'in yerleşim politikalarını defalarca kınamış, ancak bağlayıcı yaptırımlar konusunda uzlaşı sağlanamamıştı. ABD yönetimi, İsrail'in güvenlik kaygılarını anlayışla karşılarken, Avrupa ülkeleri daha eleştirel bir tutum sergiliyor.
Bu gelişme, ABD'nin Gazze ateşkesi için yürüttüğü diplomasiyle eş zamanlı olarak dikkat çekiyor. Avrupalı yetkililer, Batı Şeria'daki istikrarsızlığın Gazze'deki savaşın etkilerini daha da derinleştireceği endişesini taşıyor. Öte yandan, İsrail hükümeti bu tür yaptırımları egemenlik haklarına müdahale olarak değerlendiriyor ve herhangi bir kısıtlama kararına karşı diplomatik misilleme yapılabileceği sinyalini veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Filistin meselesine verdiği desteğin Avrupa ülkeleri tarafından da benzer bir yaptırım politikasıyla desteklendiği anlamına geliyor. Türkiye, Batı Şeria'daki yerleşimci şiddetini uzun süredir kınamakta ve İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini savunmaktadır. Fransa'nın bu girişimi, Ankara'nın Filistin yönetimiyle ilişkilerini güçlendiren bir ortam yaratabilir. Ancak Türkiye'nin kendi yaptırım uygulaması beklenmemeli; Ankara daha çok BM nezdinde ve ikili görüşmelerde bu tür girişimleri destekleyerek Filistin davasına katkı sağlayabilir.