Fransa ve Birleşik Krallık, yeni parmak izi ve yüz tanıma uygulamalarının neden olması beklenen seyahat kaosunu önlemek amacıyla Manş Denizi'ndeki sınır kontrollerinde personel sayısını artırma konusunda anlaştı. İki ülke, özellikle Dover Limanı ve Eurotunnel terminalinde yoğunlaşan geçiş noktalarında yaşanabilecek uzun kuyruklar ve gecikmelere karşı ortak önlemler alıyor. Yeni biyometrik doğrulama sistemi, AB'nin Giriş/Çıkış Sistemi (EES) kapsamında bu yıl içinde devreye alınacak. Sistem, üçüncü ülke vatandaşlarının Schengen bölgesine giriş ve çıkışlarını kayıt altına almayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, her yolcu için ortalama 30-40 saniye ek süre gerektiren kontrollerin, özellikle yaz tatili döneminde ciddi aksamalara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Manş Denizi'ndeki geçişler, yılda milyonlarca yolcu ve araç taşıyan Dover Limanı, Eurotunnel ve feribot hatları ile Avrupa'nın en işlek ulaşım koridorlarından biri. Brexit sonrası İngiltere'nin AB dışına çıkması, zaten sınır kontrollerini karmaşık hale getirmişti. Şimdi de AB'nin yeni biyometrik sisteminin eklenmesi, bu yoğun trafiğin daha da yavaşlamasına neden olacak. İngiltere Ulaştırma Bakanlığı, sistemin neden olduğu gecikmelerin 'önemli' olacağını kabul ediyor. Fransa ve İngiltere, bu riski azaltmak için sınır noktalarında ek personel görevlendirmeyi, geçici ofisler kurmayı ve yolcuları önceden bilgilendirmeyi planlıyor. Ayrıca, iki ülke arasında gerçekleşen ortak tatbikatlarla personelin yeni sisteme uyum sağlaması hedefleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, AB'nin dijital sınır yönetimine geçiş sürecinin bir parçası. EES, biyometrik verileri kullanarak seyahat geçmişini kaydeden ve yasa dışı göçü engellemeyi amaçlayan bir proje. Ancak sistemin tam olarak uygulanması, sadece İngiltere'ye seyahatleri değil, tüm AB dışı yolcuları etkileyecek. AB üyesi ülkeler de benzer zorluklarla karşılaşabilir. Uygulamanın ertelenmesi ya da kademeli olarak devreye alınması gündemde. İngiltere ise kendi sınır güvenlik sistemini bağımsız olarak geliştiriyor. Manş Denizi'ndeki düzenleme, iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğinin testi niteliğinde. Ayrıca, göçmen kaçakçılığı ve düzensiz geçiş endişeleri de, biyometrik kontrollerin daha sıkı uygulanmasını gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB üyesi olmamakla birlikte, AB ülkelerine vizesiz seyahat hakkı olmayan bir ülke olarak EES sisteminden doğrudan etkilenecektir. Türk vatandaşları, Schengen bölgesine girişlerinde parmak izi ve yüz tanıma işlemlerine tabi tutulacak. Uygulamanın başarılı olması, Türk turistler ve iş insanları için bekleme sürelerini uzatabilir. Ancak sistem, yasa dışı göçle mücadelede etkili olursa, Türkiye-AB arasındaki göç anlaşmalarını olumlu etkileyebilir. Türkiye, kendi sınır güvenlik teknolojilerini geliştirirken AB'nin bu deneyiminden yararlanabilir. Ayrıca, İngiltere ile Türkiye arasındaki ticaret ve turizm bağları düşünüldüğünde, Manş geçişlerindeki olası gecikmeler iki ülke arasındaki seyahatleri kısa vadede olumsuz etkileyebilir.