Fransa, aylardır süren Orta Doğu krizinin ortasında, bölgede sessiz ve tarafsız bir oyuncu olarak bilinen küçük bir ülke olan Umman ile bağlarını güçlendirerek nüfuzunu artırmaya çalışıyor. Umman Sultanı Heysem bin Tarık’ın Fransa’ya yaptığı ilk devlet ziyareti kapsamında, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelen Sultan, iki ülke arasında savunma, enerji ve altyapı alanlarında yeni anlaşmalar imzaladı. Bu ziyaret, Fransa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik ve bölgesel istikrarsızlık karşısında Umman’ı stratejik bir ortak olarak konumlandırma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Ziyaretin arka planı ve stratejik önemi
Sultan Heysem bin Tarık, 2020’de tahta çıktıktan sonra ilk kez bir Avrupa ülkesine resmi ziyarette bulunuyor. Fransa ile Umman arasındaki görüşmelerde, askeri iş birliğinin artırılması, Umman’ın enerji altyapısına yatırım yapılması ve bölgesel krizlerde ortak diplomatik girişimler ele alındı. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki son gerilimler, Umman’ı hem İran hem de Suudi Arabistan ile iyi ilişkiler kurabilen nadir ülkelerden biri haline getiriyor. Fransa, bu sayede Körfez’deki dengeleri kendi lehine çevirmeyi ve ABD’nin bölgedeki etkisine alternatif bir ortaklık inşa etmeyi hedefliyor.
Fransa, Umman’a deniz güvenliği konusunda destek verirken, aynı zamanda Umman’ın doğal gaz rezervlerine de ilgi gösteriyor. TotalEnergies gibi Fransız şirketleri, Umman’da sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) projelerinde yer almak için görüşmeler yürütüyor. Bu, Fransa’nın enerji arz güvenliğini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası. Ayrıca, Umman’ın jeopolitik konumu, Fransa’nın Hint-Pasifik stratejisi açısından da önem taşıyor; Umman, Fransız Donanması’nın bölgedeki lojistik üssü olarak kullanılabilecek bir noktada bulunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa’nın Umman’a yönelmesi, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını azaltma eğilimi ve Çin’in bölgede artan etkisiyle aynı döneme denk geliyor. Paris, Washington’un Körfez’deki müttefiklerine olan bağlılığının sorgulandığı bir ortamda, kendisini güvenilir bir ortak olarak konumlandırmak istiyor. Öte yandan, Umman’ın İran’la olan iyi ilişkileri, Fransa’ya Tahran’la dolaylı bir diyalog kanalı sağlıyor. Bu, özellikle nükleer müzakerelerin durduğu bir dönemde önemli bir diplomatik avantaj olarak görülüyor.
Bununla birlikte, Fransa’nın Umman hamlesi, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi diğer Körfez ülkeleriyle ilişkilerinde dengeyi korumayı gerektiriyor. Bu ülkeler, Umman’ın tarafsız rolünü kabul etmekle birlikte, Fransa’nın bölgede çok taraflı bir yaklaşım benimsemesini bekliyor. Ayrıca, Umman’ın ekonomik kırılganlığı ve petrol gelirlerine bağımlılığı, Fransa’nın yatırımlarının uzun vadede sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın Umman'la stratejik ortaklık kurması, Türkiye'nin Körfez bölgesindeki diplomatik manevralarını doğrudan etkilemese de, dolaylı sonuçlar doğurabilir. Umman, Türkiye'nin de ilişkilerini geliştirdiği bir ülke; 2021'de yapılan ziyaretlerle ticaret ve savunma alanında iş birliği artmıştı. Fransa'nın bölgede daha aktif bir rol üstlenmesi, Türkiye'nin Katar ve Somali gibi diğer müttefiklerle olan angajmanını dengelemek zorunda bırakabilir. Ayrıca, Fransa'nın Doğu Akdeniz'deki enerji politikalarına paralel olarak, Umman üzerinden İran'a yaklaşması, Türkiye'nin enerji güvenliği hesaplarında yeni bir değişken oluşturabilir. Ancak kısa vadede bu gelişmenin Türkiye'nin dış politikasında radikal bir değişikliğe yol açması beklenmiyor.