Fransa, faşizme karşı direnişin sembollerinden biri haline gelen ve 1944 yılında Gestapo tarafından öldürülen Yahudi kökenli tarihçi Marc Bloch'u, ülkenin en önemli şahsiyetlerine ayrılan Panthéon'a taşımaya hazırlanıyor. Karar, sol ve sağ siyasi yelpazenin geniş bir kesimi tarafından desteklenirken, özellikle aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisinin de bu sürece dâhil olması dikkat çekiyor. Bu durum, Fransa'nın geçmişiyle yüzleşme ve ulusal birliği pekiştirme çabalarının bir yansıması olarak yorumlanıyor.
Marc Bloch: Asker, Akademisyen ve Direnişçi
Marc Bloch, 1886 yılında Lyon'da doğdu. Orta Çağ tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla uluslararası üne kavuşan Bloch, Annales Tarih Okulu'nun kurucuları arasında yer aldı. I. Dünya Savaşı'nda Fransız ordusunda görev yapan Bloch, II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte yeniden silah altına alındı. Fransa'nın 1940'ta teslim olmasının ardından aktif direnişe katıldı ve gizli direniş ağı içinde önemli roller üstlendi. 1944 yılında Lyon'da Gestapo tarafından yakalanan Bloch, işkence gördükten sonra 16 Haziran 1944'te kurşuna dizilerek öldürüldü. Son sözlerinin Yaşasın Fransa olduğu rivayet edilir.
Bloch'un Panthéon'a kabulü, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 2020'de yaptığı bir açıklamayla gündeme geldi. Macron, Bloch'un asker, akademisyen ve direnişçi kimliğini vurgulayarak, onun ülkenin en yüksek onuruna layık olduğunu belirtti. Törenin 2024 yılında, Bloch'un ölümünün 80. yıldönümünde yapılması planlanıyor.
Fransız Siyasetinde Geniş Destek
Karar, Fransa'da geniş bir siyasi mutabakatla karşılandı. Sol partiler Bloch'u cumhuriyetçi değerlerin savunucusu olarak selamlarken, merkez sağ da onun vatanseverliğini öne çıkardı. Asıl şaşırtıcı olan ise, daha önce Yahudi karşıtı söylemleriyle bilinen Ulusal Birlik partisinin lideri Marine Le Pen'in de desteğini açıklaması oldu. Le Pen, yaptığı açıklamada Bloch'u bir Fransız kahramanı olarak nitelendirdi ve onun anısına saygı duyduklarını belirtti. Bu tutum, partinin geçmişteki antisemitizmle arasına mesafe koyma çabaları olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Marc Bloch'un Panthéon'a kabulü, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmamakla birlikte, Avrupa'da artan antisemitizm ve aşırı sağ dalgası bağlamında önemli bir sembolik adımdır. Fransa'nın Holokost kurbanlarını ve direnişçilerini onurlandırması, benzer şekilde Türkiye'de de tarihsel uzlaşı ve azınlık hakları tartışmalarına dolaylı da olsa ışık tutabilir. Ayrıca, bir Müttefik ülke olan Fransa'nın iç siyasetindeki bu tür gelişmeler, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde ve ortak tarihsel değerler vurgusunda referans olarak kullanılabilir.