Fransa Parlamentosu, ülkenin eski sömürgelerinde köleliği düzenleyen Code Noir (Siyah Yasası) ve ilgili mevzuatın sembolik olarak yürürlükten kaldırılmasını oybirliğiyle kabul etti. 1848'de köleliğin kaldırılmasından bu yana hukuken askıda kalan bir dosya böylece resmen kapatıldı. Karar, Fransa'nın sömürgecilik mirasıyla yüzleşme sürecinde sembolik ama önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Code Noir'nin Tarihsel Arka Planı
Code Noir, 1685 yılında Kral XIV. Louis döneminde yürürlüğe giren ve Fransa'nın Amerika kıtasındaki sömürgelerinde (özellikle Antiller'de) kölelerin hukuki statüsünü belirleyen bir dizi kraliyet fermanından oluşuyordu. Yasa, kölelere yönelik ayrımcı hükümler içeriyor, onları mülk olarak tanımlıyor ve efendilerine geniş yetkiler veriyordu. 1848'deki kölelik karşıtı kararnameyle kölelik fiilen sona ermiş olsa da, Code Noir ve bağlantılı düzenlemeler hukuken yürürlükten kaldırılmamıştı. Bu durum, özellikle hukukçular ve sivil toplum kuruluşları tarafından yıllardır eleştiriliyordu.
Parlamentonun bu kararı, Fransa'nın sömürgeci geçmişiyle hesaplaşma yönündeki son adımlardan biri. Daha önce 2001 yılında çıkarılan bir yasayla kölelik "insanlığa karşı suç" olarak tanınmış, 2017'de ise Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sömürgeciliğin bir "insanlık suçu" olduğunu kabul etmişti. Ancak Code Noir'nin resmen yürürlükten kaldırılması ilk kez şimdi gerçekleşiyor.
Sembolik Ama Hukuki Boşluğu Dolduran Bir Adım
Uzmanlar, kararın pratik etkisinin sınırlı olduğunu, zira Code Noir hükümlerinin zaten uygulanamaz durumda olduğunu belirtiyor. Ancak yine de bu adım, hukuki bir tutarsızlığı gideriyor ve Fransa'nın kölelik mirasına ilişkin resmi tutumunda bir netlik sağlıyor. Karar, parlamentoda tüm partilerin desteğiyle kabul edildi; bu da konunun partiler üstü bir nitelik taşıdığını gösteriyor.
Fransa Denizaşırı Bölgeler Bakanı, kararın ardından yaptığı açıklamada, "Bu, tarihimizle yüzleşme ve Cumhuriyet'in evrensel değerlerine olan bağlılığımızı yeniden teyit etme anıdır" dedi. Karayip ve Hint Okyanusu'ndaki Fransız denizaşırı topraklarından milletvekilleri de kararı memnuniyetle karşıladı.
Ancak bazı aktivistler, sembolik adımların ötesine geçilmesi ve kölelik mağdurlarının torunlarına yönelik somut tazminat politikalarının geliştirilmesi gerektiğini savunuyor. Fransa'da kölelik karşıtı dernekler, geçmişte yapılanların tanınmasının yanı sıra eğitim ve ekonomik destek programlarının artırılmasını talep ediyor.
Avrupa ve Küresel Boyut
Fransa'nın bu adımı, Avrupa'da sömürgecilik mirasıyla yüzleşme tartışmalarına da yansıyabilir. Son yıllarda Birleşik Krallık, Belçika, Hollanda gibi ülkelerde de benzer tartışmalar yaşanıyor; müzelerdeki sömürge dönemi eserlerinin iadesi, sokak adlarının değiştirilmesi gibi konular gündemde. Fransa'nın resmi düzeyde attığı bu adım, diğer ülkelere de benzer hukuki düzenlemeler için ilham verebilir.
Öte yandan, Code Noir'nin kaldırılması, Fransa'nın Afrika ve Karayipler'le ilişkilerinde de yumuşama sağlayabilir. Özellikle eski sömürgelerde, Fransa'nın sömürgecilik dönemine ilişkin eleştiriler zaman zaman siyasi gerginliklere yol açıyor. Bu karar, Paris'in bu konudaki hassasiyetini göstererek, diplomatik ilişkilerde olumlu bir hava yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın Code Noir'yi sembolik olarak yürürlükten kaldırması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme değil. Ancak Avrupa'da sömürgecilik mirasıyla yüzleşme eğiliminin güçlenmesi, Türkiye'nin de zaman zaman gündeme getirdiği tarihsel sorunlarla benzerlik taşıyor. Türkiye, özellikle 1915 olaylarına ilişkin olarak, tarihsel meselelerin siyasallaştırılmasına karşı çıkıyor ve arşivlerin açılması çağrısında bulunuyor. Fransa'nın kendi tarihiyle yüzleşme çabası, Türkiye'nin argümanlarını güçlendirebilir mi? Bu, diplomatik açıdan dikkatle izlenmesi gereken bir konu. Ayrıca, Avrupa'da yükselen bu tür hesaplaşma hareketleri, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yeni bir tartışma başlatabilir.