Fransa'da hükümet, gelecek yılın bütçe tasarısının tartışmalı maddelerinin bir sonraki hükümet tarafından değiştirilebileceğini duyurdu. Başbakan Élisabeth Borne, bütçenin "tersine çevrilebilir" olduğunu ve gelecek yönetimin "ilk haftasından itibaren" bazı hükümleri değiştirebileceğini belirtti. Ancak muhalefet, bu açıklamayı seçim öncesi bir manevra olarak değerlendiriyor.
Bütçe Tasarısının Arka Planı
Fransa'da 2024 bütçe tasarısı, enerji vergilerindeki artış ve kamu harcamalarındaki kısıtlamalar nedeniyle geniş kesimlerin tepkisini çekmişti. Hükümet, tasarının özellikle çevre vergileri ve sosyal yardımlarla ilgili bölümlerinin esnek olduğunu savunuyor. Borne, "Bu bütçe, gelecek hükümetin ilk haftasında değiştirebileceği maddeler içeriyor. Amacımız, ülkeyi yönetilemez bir duruma sokmamak" dedi. Muhalefet ise bu ifadelerin samimi olmadığını, hükümetin seçim kaybetme korkusuyla geri adım attığını öne sürüyor.
Ekonomistler, bütçenin "tersine çevrilebilir" olmasının mali disiplini zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor. Fransa'nın bütçe açığı GSYH'nin %4,9'una ulaşmış durumda ve AB kurallarına göre bu oranın %3'ün altına çekilmesi gerekiyor. Hükümet, reformların yavaşlatılması halinde Avrupa Komisyonu'nun yaptırım uygulayabileceğini kabul ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fransa, Euro Bölgesi'nin ikinci büyük ekonomisi olarak para politikası ve maliye politikası arasındaki dengeyi etkiliyor. Paris'in bütçe politikasındaki belirsizlik, Avrupa Merkez Bankası'nın faiz kararlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca Fransa, AB içinde savunma harcamalarını artırma konusunda öncü ülkelerden biri. Bütçe kısıtlamaları, Ukrayna'ya askeri yardım ve NATO'nun doğu kanadındaki taahhütleri sekteye uğratabilir. Almanya ile birlikte AB'nin motoru sayılan Fransa'daki siyasi istikrarsızlık, Birliğin genişleme ve göç politikalarını da yavaşlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki bütçe belirsizliği, Türkiye-AB ilişkilerini iki açıdan etkileyebilir. Birincisi, AB'nin mali kaynaklarının önemli bir kısmını oluşturan Fransa'nın, Türkiye'ye yönelik fonları (örneğin mülteci anlaşması kapsamındaki yardımlar) aksatma riski. İkincisi, Fransa'nın savunma harcamalarındaki olası kısıtlamalar, NATO içindeki dengeleri değiştirerek Türkiye'nin pozisyonunu etkileyebilir. Ayrıca, Fransa'nın iç siyasi sorunları, AB'nin genişleme sürecinde Türkiye'ye yönelik tutumunu da yumuşatabilir veya sertleştirebilir. Türkiye, bu süreçte ekonomik ve diplomatik ilişkilerini çeşitlendirmeye devam etmeli.