Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, iki ülke arasında son iki yılda ivme kazanan ortaklığı daha da derinleştirmek amacıyla Perşembe günü Fas'ı ziyaret etti. Rabat'ta düzenlenen görüşmelerde Lecornu, ilişkileri 'olağanüstü olumlu' olarak nitelendirirken, ticaretten savunmaya, kültürden enerjiye kadar birçok alanda iş birliğini artırma niyetini yineledi. Bu ziyaret, Fransa ve Fas arasında iki yıldır süren diplomatik yakınlaşmanın en somut adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. İki ülke arasındaki tarihsel bağlar, özellikle Kuzey Afrika ve Sahel bölgesindeki istikrar arayışları bağlamında yeni bir anlam kazanmış durumda.
Gelişmenin Arka Planı: Tarihsel Bağlar ve Yeni Dinamikler
Fransa ve Fas arasındaki ilişkiler, sömürge geçmişine rağmen uzun yıllar boyunca güçlü bir iş birliği zeminine sahipti. Ancak 2021-2022 döneminde, özellikle Polisario Cephesi ve Batı Sahra meselesine ilişkin farklı pozisyonlar nedeniyle gerilimler yaşanmıştı. Fransa'nın Cezayir'e yakın durması, Rabat'ta rahatsızlık yaratırken, Macron yönetimi son iki yılda Fas'la bağları onarma çabasına girişti. 2023'te Paris'in Batı Sahra konusunda Fas'ın özerklik planına desteğini yinelemesi ve Cezayir'le yaşanan vize gerilimleri, iki ülke arasındaki buzların erimesine zemin hazırladı. Lecornu'nun ziyareti, bu yakınlaşmanın bir parçası olarak görülüyor.
Ziyaretin en önemli gündem maddelerinden biri enerji iş birliğiydi. Fas, yenilenebilir enerji kaynaklarına yaptığı yatırımlarla dikkat çekerken, Fransa nükleer enerji teknolojisi ve yeşil hidrojen alanında tecrübesini paylaşmak istiyor. Ayrıca Fas'ın Avrupa'ya enerji ihracatı potansiyeli, özellikle Rusya-Ukrayna savaşının ardından enerji arz güvenliğinin önem kazandığı bir dönemde iki ülkeyi birbirine yaklaştırıyor. Taraflar arasında mutabakat zaptı imzalanması bekleniyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Akdeniz ve Sahel'de Etki Mücadelesi
Fransa'nın Fas'la ilişkilerini güçlendirme çabası, sadece ikili ticaretin ötesinde bölgesel stratejik hesaplar içeriyor. Sahel bölgesinde artan terör tehdidi ve Rusya'nın artan etkisi karşısında, Fransa Fas'ı istikrarlı bir ortak olarak görmekte. Fas'ın, Batı Afrika'ya yönelik dini ve kültürel nüfuzu (örneğin, Muhammed VI Vakfı aracılığıyla) Paris için önemli bir yumuşak güç aracı olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda, Cezayir'le rekabet halinde olan Fas'ın, Fransa ile yakınlaşması Kuzey Afrika dengelerini de etkileyebilir. Öte yandan, Avrupa Birliği'nin Fas'la ilişkilerinde yaşanan ticari ve hukuki anlaşmazlıklar (örneğin, tarım ürünleri ticareti) Fransa-Fas ekseninde çözüm aranmasına neden oluyor. Küresel ölçekte ise, Çin'in Afrika'ya artan ilgisi karşısında Fransa eski sömürgeleriyle bağlarını tazeleme ihtiyacı duyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa ve Fas arasındaki yakınlaşma, Türkiye'nin Kuzey Afrika politikası açısından dolaylı etkiler doğurabilir. Türkiye, Fas ile özellikle yatırım ve askeri iş birliği alanında giderek artan bir ilişki kurmuştur. Fransa'nın bölgede daha aktif olması, Türkiye'nin nüfuz alanını daraltma potansiyeli taşısa da, iki ülkenin enerji ve ticaret alanındaki iş birliğine odaklanması rekabetten ziyade tamamlayıcılık yaratabilir. Ayrıca, Fransa'nın Sahel'deki varlığını Fas üzerinden destekleme çabası, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Sahel'deki yatırımlarıyla çakışabilir. Bu gelişme, Türk dış politikasının bölgedeki dengeleri yeniden değerlendirmesini gerektirebilir.