Fransa ve Almanya arasında yürütülen ortak savaş uçağı geliştirme projesi (FCAS/SCAF) resmen rafa kalktı. Bu karar, Avrupa'nın iki büyük gücü arasında savunma işbirliği konusunda yaşanan görüş ayrılıklarının en somut örneği olarak değerlendiriliyor. Projenin iptali, hem NATO içindeki Avrupa ayağını hem de AB'nin stratejik özerklik hedeflerini olumsuz etkileyecek bir gelişme.
Gelişmenin arka planı
Fransa ve Almanya, 2017 yılında imzaladıkları anlaşmayla Altıncı Nesil Savaş Uçağı (FCAS/SCAF) projesini başlatmıştı. Projenin amacı, 2040 yılına kadar Eurofighter Typhoon ve Rafale savaş uçaklarının yerini alacak, yapay zeka destekli, insansız hava araçlarıyla uyumlu yeni bir savaş uçağı geliştirmekti. Dassault Aviation (Fransa) ve Airbus (Almanya) liderliğindeki konsorsiyuma İspanya da dahildi. Ancak fikri mülkiyet hakları, iş paylaşımı ve ihracat kontrolleri gibi kritik konularda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadı. Fransa, projede liderlik ve teknolojik kontrolün tamamen kendisinde olmasını isterken, Almanya daha dengeli bir ortaklık ve AB üyesi ülkelerin katılımını talep ediyordu. Son olarak 2023 yılında Almanya'nın Eurofighter Typhoon'ları için ABD yapımı F-35'lerin yerine kendi geliştirdiği elektronik harp sistemlerini tercih etmesi, Fransa'yı rahatsız etmişti. Bu anlaşmazlıklar, projenin duraklamasına ve nihayetinde iptal edilmesine yol açtı.
Bölgesel ve küresel boyut
Projenin iptali, Avrupa savunma sanayii için büyük bir darbe niteliği taşıyor. AB, stratejik özerklik hedefi kapsamında kendi savaş uçağını geliştirmeyi planlıyordu ancak bu hedef şimdilik askıya alınmış oldu. Fransa ve Almanya arasındaki güven bunalımı, NATO içinde Avrupa ayağının zayıflamasına neden olabilir. Öte yandan, İngiltere ve İtalya'nın yürüttüğü Tempest projesi (Global Combat Air Programme) rakip olarak öne çıkıyor. Ayrıca ABD, Avrupa savunma pazarındaki etkisini F-35 satışlarıyla artırmaya devam ediyor. Bu gelişme, Türkiye'nin de içinde bulunduğu savunma sanayii rekabetini yeniden şekillendirebilir. Türkiye, KAAN projesiyle beşinci nesil savaş uçağı geliştirme sürecinde ilerlerken, Avrupa'daki bu kopuş Ankara için yeni işbirliği fırsatları doğurabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, KAAN milli muharip uçağı projesiyle benzer bir hedefe sahip. Fransa-Almanya ortaklığının çökmesi, Türkiye'nin savunma sanayiinde alternatif bir ortak arayışında elini güçlendirebilir. Özellikle Almanya'nın Türkiye'ye yönelik silah ambargosu politikasını gözden geçirmesi veya Fransa'nın Doğu Akdeniz'deki rekabeti nedeniyle Türkiye ile işbirliği arayışına girmesi mümkün. Ancak kısa vadede bu gelişme, Avrupa savunma bütünleşmesini zayıflatarak NATO'nun ABD merkezli yapısını güçlendirebilir. Türkiye, hem NATO üyesi hem de AB ile gümrük birliği ilişkisi olan bir ülke olarak, savunma sanayii projelerinde bağımsız hareket etme kapasitesini artırmalıdır. Bu süreçte KAAN ve diğer milli projeler, Türkiye'nin stratejik özerklik hedefi açısından kritik önem taşıyor.