Ukrayna'nın müttefikleri arasında yer alan 'E3' ülkeleri olarak bilinen Fransa, Almanya ve İngiltere'nin Moskova büyükelçileri, Rusya Dışişleri Bakanlığı ile bir araya gelerek Kiev yönetimiyle doğrudan barış görüşmelerine başlanması çağrısında bulundu. Görüşmede, savaşın 1570. gününe girilirken tırmanan çatışmalar ve özellikle Kırım'da yaşanan yakıt krizine dikkat çekildi. E3 büyükelçileri, Rus yetkililere ateşkesin sağlanması ve diplomatik çözüm için acil adımlar atılması gerektiğini iletti.
Görüşmenin ayrıntıları ve Rusya'nın tutumu
Moskova'daki diplomatik kaynaklara göre, Fransa'nın Moskova Büyükelçisi Pierre Lévy, Almanya'nın Büyükelçisi Alexander Graf Lambsdorff ve İngiltere'nin Büyükelçisi Nigel Casey, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikhail Galuzin ile bir araya geldi. Görüşme yaklaşık bir buçuk saat sürdü ve taraflar Ukrayna'daki savaşın sonlandırılması için olası diplomatik yolları ele aldı. E3 ülkeleri, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarını durdurması ve uluslararası hukuka saygı göstermesi halinde müzakerelere hazır olduklarını yineledi. Ancak Rus tarafı, Batı'nın Ukrayna'ya askeri desteğini kesmesi ve Kiev'in tarafsız statüyü kabul etmesi gibi ön koşulları öne sürdü. Diplomatlar, Rusya'nın mevcut tutumunda önemli bir değişiklik olmadığını, ancak görüşmenin yapıcı bir atmosferde geçtiğini belirtti.
Kırım'da yakıt krizi derinleşiyor
Görüşmede ele alınan bir diğer kritik konu, Rusya tarafından ilhak edilen Kırım Yarımadası'nda giderek ağırlaşan yakıt sıkıntısı oldu. Ukrayna'nın insansız hava araçları ve deniz drone'larıyla Karadeniz'deki Rus yakıt tedarik noktalarına düzenlediği saldırılar, yarımadadaki benzin ve dizel stoklarının kritik seviyelere düşmesine yol açtı. Yerel kaynaklar, Kırım'da bazı akaryakıt istasyonlarının kapandığını, kalanlarda ise uzun kuyruklar oluştuğunu bildiriyor. Rusya yönetimi, yakıt sevkiyatını demiryolu ve feribotlarla artırmaya çalışsa da lojistik zorluklar sürüyor. Uzmanlar, Kırım'daki yakıt krizinin Rus ordusunun lojistik kapasitesini doğrudan etkileyebileceğini ve bu durumun savaşın seyrini değiştirebileceğini ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
E3 ülkelerinin Moskova'da barış çağrısı yapması, Batı'nın Ukrayna savaşında diplomatik kanalları canlı tutma çabası olarak değerlendiriliyor. Ancak taraflar arasındaki temel anlaşmazlık noktaları devam ediyor. Rusya, işgal altındaki toprakların statüsünü değiştirmeye yanaşmazken, Ukrayna toprak bütünlüğünden taviz vermeyeceğini vurguluyor. Bu arada Avrupa Birliği, Ukrayna'ya yeni bir askeri yardım paketi hazırlıyor. Öte yandan Kırım'daki yakıt krizi, savaşın sadece cephede değil, lojistik altyapıda da kazanıldığını gösteriyor. Ukrayna'nın Karadeniz'deki başarılı operasyonları, Rusya'nın Kırım'daki askeri varlığını zayıflatıyor ve bu durum Moskova'yı zor durumda bırakıyor. Küresel piyasalarda ise enerji fiyatları bu gelişmelerden etkilenmeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa, Almanya ve İngiltere'nin Moskova'da barış için diplomatik girişimde bulunması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü yeniden gündeme getirebilir. Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem de Rusya ile diyaloğunu sürdürerek dengesini korudu. Bu tür girişimler, Ankara'nın uluslararası alandaki diplomatik ağırlığını artırabilir. Ancak Türkiye'nin, Batı ittifakı içindeki konumu nedeniyle bu görüşmelerin dışında bırakılması, Ankara'nın etkisini sınırlayabilir. Kırım'daki yakıt krizi ise Türkiye için stratejik bir öneme sahip; zira Karadeniz'deki enerji güvenliği doğrudan Türkiye'yi ilgilendiriyor. Rusya'nın lojistik zorlukları, İstanbul Boğazı'ndan geçen ticaretin yeniden şekillenmesine yol açabilir. Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulama biçimi, bu krizde kritik bir faktör olarak öne çıkıyor.