Birleşmiş Milletler (BM) bugün yayımladığı yeni bir raporda, küresel fosil yakıt sübvansiyonlarının 2026 yılında 1,1 trilyon dolara ulaşacağını öngördü. Bu artışın temel nedeni, İran'daki savaşın yol açtığı enerji fiyatı şokuna karşı hükümetlerin tüketicileri korumak için benzeri görülmemiş miktarlarda harcama yapması. Raporda, 2022 yılında 752 milyar dolar olan sübvansiyonların, 2024'te 1 trilyon dolar eşiğini aşması ve 2026'da zirveye ulaşması bekleniyor. BM yetkilileri, bu durumun iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını baltaladığı ve fosil yakıt bağımlılığını artırdığı uyarısında bulundu.
Savaşın Enerji Piyasalarına Etkisi ve Sübvansiyon Dalgası
İran'daki savaşın başlamasıyla birlikte küresel petrol ve doğal gaz fiyatları rekor seviyelere fırladı. Brent petrol varil fiyatı 120 doların üzerine çıkarken, Avrupa'da doğal gaz fiyatları megavat-saat başına 300 avroyu aştı. Bu ani fiyat artışı, özellikle gelişmekte olan ülkelerde enerji yoksulluğu riskini körükledi. Hükümetler, halkın enerji faturalarını karşılayabilmesini sağlamak için akaryakıt, elektrik ve doğal gaza yönelik sübvansiyonları büyük ölçüde artırdı. BM raporu, bu tür acil durum önlemlerinin kısa vadede siyasi istikrarı koruduğunu ancak uzun vadede fosil yakıt tüketimini teşvik ederek karbon emisyonlarını yükselttiğini vurguluyor. Rapora göre, sübvansiyonların en büyük kısmı Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yoğunlaşırken, Asya-Pasifik bölgesi de önemli bir paya sahip.
Küresel Ekonomi ve İklim Hedefleri Üzerindeki Yansımalar
Fosil yakıt sübvansiyonları, küresel ekonominin enerjiye bağımlı yapısını derinleştiriyor. BM, bu harcamaların yenilenebilir enerji yatırımlarını gölgelediğini ve Paris İklim Anlaşması hedeflerine ulaşmayı zorlaştırdığını belirtiyor. Raporda, 2030 yılına kadar sübvansiyonların tamamen kaldırılması halinde küresel karbon emisyonlarının yüzde 8 oranında azalabileceği hesaplanıyor. Ancak savaş ortamında bu adımın atılmasının siyasi olarak zor olduğu ifade ediliyor. Öte yandan, sübvansiyonların yükü kamu bütçelerine büyük bir yük bindiriyor. Gelişmiş ülkeler bu maliyetleri karşılayabilirken, gelişmekte olan ekonomilerde borç krizini tetikleme riski bulunuyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, 2023 yılında dünya genelinde temiz enerjiye yapılan yatırımlar 1,7 trilyon dolara ulaşırken, fosil yakıt yatırımları halen 1 trilyon dolar seviyesinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerjide büyük oranda dışa bağımlı bir ülke olarak, küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkileniyor. İran ile komşuluk ilişkisi ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini tehdit edebilir. Sübvansiyon dalgası, Türkiye'nin cari açığını artırırken, kamu maliyesini de baskı altına alabilir. Ancak bu durum, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji gibi alternatiflere yönelme ihtiyacını da güçlendiriyor. Türkiye'nin uzun vadede enerji bağımsızlığını artırması, bu tür küresel şoklara karşı direncini yükseltebilir. BM raporu, fosil yakıt sübvansiyonlarının devam etmesi halinde Türkiye'nin iklim hedeflerine ulaşmasının da zorlaşacağına işaret ediyor.