ABD ordusu, 2009 yılında Texas'taki Fort Hood askeri üssünde düzenlediği saldırıda 13 kişiyi öldüren Nidal Hasan'ın 3 Aralık'ta idam mangası tarafından infaz edileceğini açıkladı. ABD Kara Kuvvetleri Vekili Ryan McCarthy tarafından onaylanan infaz emri, ABD'de 1961'den bu yana ilk kez bir askeri idam mangası infazı olacak.
Saldırının arka planı
5 Kasım 2009'da, o dönem ABD Ordusu'nda binbaşı olarak görev yapan psikiyatrist Nidal Hasan, Fort Hood'daki askeri üste düzenlediği silahlı saldırıda 13 kişiyi öldürdü, 30'dan fazla kişiyi de yaraladı. Saldırı, ABD tarihinin en kanlı askeri üs saldırılarından biri olarak kayıtlara geçti. Hasan, olay yerinde yakalanmış ve yaralanmıştı.
2013 yılında askeri mahkeme tarafından 13 kez ölüm cezasına çarptırılan Hasan, o tarihten bu yana Fort Leavenworth, Kansas'taki ABD Disiplin Kışlası'nda tutuluyor. Hasan, duruşmasında kendisini savunmuş ve saldırıyı "Allah'ın askeri" olarak nitelendirerek dini motivasyonunu açıkça dile getirmişti. Saldırı, ABD ordusunda "işyeri şiddeti" olarak sınıflandırılmış, kurbanlar terör kurbanı olarak tanınmamıştı; bu durum hayatta kalanlar ve aileler tarafından yıllarca eleştirildi.
Hasan'ın infazı, ABD Başkanı Donald Trump'ın 2019'da imzaladığı ve askeri idam cezalarının uygulanmasını hızlandıran bir kararname sonrasında gündeme geldi. McCarthy, infaz emrini 2020 yılında onaylamıştı ancak COVID-19 salgını ve yasal itirazlar süreci geciktirdi. Son olarak temyiz mahkemesi infazın önündeki engelleri kaldırdı.
İdam mangası infazı ve yasal süreç
ABD askeri hukukunda idam mangası infazı, 1984'te yürürlüğe giren Askeri Ceza ve Disiplin Kanunu'nda yer alıyor. İnfaz, kurşun geçirmez yelek giyen askeri personel tarafından gerçekleştirilecek; ancak hangi askerlerin ateş edeceği ve kaç kişinin görev alacağı açıklanmadı. İnfaz, Fort Leavenworth'taki özel bir tesiste yapılacak. Hasan'ın avukatları, infazın "acımasız ve olağandışı ceza" olduğu gerekçesiyle son bir temyiz başvurusu yapmayı planlıyor. Ancak askeri mahkeme, infazın anayasaya uygun olduğuna hükmetti.
ABD'de idam cezası federal düzeyde 2021'den bu yana uygulanmıyor; ancak askeri mahkumlar için farklı bir süreç işliyor. Son askeri infaz 1961'de John Bennett'in asılmasıyla gerçekleşmişti. O tarihten bu yana askeri mahkemeler tarafından verilen ölüm cezaları infaz edilmedi. Hasan'ın infazı, ABD askeri adalet sisteminde bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Küresel ve bölgesel boyut
Fort Hood saldırısı, ABD'nin "terörle mücadele" söylemini ve iç güvenlik politikalarını derinden etkiledi. Saldırı sonrası orduda Müslüman askerlere yönelik ayrımcılık iddiaları artmış, FBI ve Savunma Bakanlığı geniş çaplı soruşturmalar yürütmüştü. Hasan'ın infazı, özellikle insan hakları örgütleri tarafından idam cezasının sorgulanmasına yol açabilir. Avrupa Birliği ve Uluslararası Af Örgütü, ABD'de idam cezasının kaldırılması yönündeki çağrılarını yineleyebilir. Öte yandan, infazın askeri personel üzerindeki psikolojik etkisi ve ordudaki radikalleşme tartışmaları yeniden alevlenebilir.
Türkiye açısından doğrudan bir bağlantı bulunmasa da, olayın uluslararası boyutu ve ABD'nin idam cezası politikası, NATO müttefikliği çerçevesinde dolaylı yansımalar yaratabilir. Türkiye, idam cezasını 2004'te kaldırmış ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ek protokolü imzalamıştı. ABD'nin askeri idam uygulaması, Türkiye'deki idam cezası tartışmalarını yeniden gündeme getirebilir; ancak Türkiye'nin AB süreci ve insan hakları taahhütleri göz önüne alındığında, bu tür bir infazın Türk kamuoyunda geniş yankı uyandırması beklenmiyor. Yine de ABD'nin iç hukukundaki bu istisnai uygulama, uluslararası hukuk ve insan hakları normları açısından yakından takip edilmeli.
Sonuç olarak, Nidal Hasan'ın infazı, ABD askeri adalet sisteminde nadir görülen bir uygulama olarak tarihe geçecek. 3 Aralık'ta gerçekleşecek infaz, hem ABD içinde hem de uluslararası alanda idam cezası tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Fort Hood saldırısının kurbanları ve aileleri için ise bu karar, yıllardır bekledikleri bir adaletin tecellisi anlamına geliyor.