Fransa'nın başkenti Paris'in yaklaşık 60 kilometre güneydoğusunda yer alan tarihi Fontainebleau Ormanı'nda dün öğle saatlerinde başlayan devasa yangın, bölgeyi savaş alanına çevirdi. Yetkililer, şu ana kadar en az 1.900 hektarlık (19 kilometrekare) alanı küle çeviren yangının kundaklama sonucu çıkmış olabileceği şüphesiyle iki kişiyi gözaltına aldı. Polis ekipleri, yangın bölgesinde güvenlik kameralarının kayıtlarını incelerken, olayla bağlantılı olduğu düşünülen iki zanlının sorgusunun sürdüğünü açıkladı. Alevlerin şiddeti nedeniyle küçük tarihi kent Fontainebleau'da panik havası yaşanırken, itfaiye ekipleri yangını kontrol altına almak için büyük çaba sarf ediyor.
YANGININ ÖNÜ ALINAMAYINCA TAHİLYELER BAŞLADI
Fontainebleau Belediyesi, çevredeki beş mahalle ve iki köyde yaşayan yaklaşık 2.000 kişinin tedbir amaçlı olarak evlerini boşalttığını duyurdu. Yangının hızla yayılması üzerine bölgedeki bir otel ve iki okul da boşaltıldı. Fontainebleau Ormanı, Fransa'nın en büyük ve en eski koruluklarından biri olarak biliniyor. 25 bin hektarlık alanıyla ülkenin en büyük devlet ormanı olan bölge, aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Fontainebleau Şatosu'na da ev sahipliği yapıyor. Yangının şatoya sıçramaması için özel önlemler alınırken, itfaiye ekipleri şatonun çevresinde yangın koridoru oluşturdu.
Météo France'ın verilerine göre, son haftalarda bölgede etkili olan kurak hava ve saatte 40 kilometreye varan rüzgar, yangının büyümesine neden olan başlıca faktörler arasında yer alıyor. Fransa İçişleri Bakanı Gérald Darmanin, yangın bölgesine havadan ve karadan müdahale edildiğini belirterek, "Şu anda 600'den fazla itfaiyeci, 150 araç ve 5 yangın söndürme uçağı alevlerle mücadele ediyor. Ancak rüzgarın yön değiştirmesi nedeniyle yangının kontrol altına alınması zorlaşıyor" dedi.
KUNDAKLAMA İDDİALARI VE İKİ GÖZALTI
Fontainebleau Savcılığı, yangının çıkış nedenini araştırmak üzere özel bir ekip kurdu. Yapılan ön incelemelerde, yangının aynı anda üç farklı noktada başladığı tespit edildi. Bu durum, yetkililerin kundaklama ihtimalini güçlendirmesine neden oldu. Olayla ilgili olarak gözaltına alınan iki kişinin, daha önce benzer suçlardan sabıkalı oldukları öğrenildi. Fransız basını, zanlıların aşırı sağcı bir grup veya çevre aktivisti olduğu yönünde spekülasyonlar yaparken, savcılık bu iddiaları henüz doğrulamadı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Fontainebleau'nun tarihi ormanı yangınla mücadele ediyor. Tüm itfaiye ekiplerimize ve güvenlik güçlerimize teşekkür ediyorum. Kundakçıların en ağır şekilde cezalandırılacağına şüphe yok" ifadelerini kullandı.
İKLİM KRİZİ VE ORMAN YANGINLARI
Avrupa'nın birçok ülkesinde olduğu gibi Fransa da son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak sıklığı ve şiddeti artan orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Geçen yıl yaz aylarında Fransa'nın güneybatısındaki Landes bölgesinde çıkan yangınlar, 20 binden fazla hektarlık alanı kül etmiş ve tarihi bir felakete yol açmıştı. Uzmanlar, küresel ısınmaya bağlı olarak Akdeniz havzasında yangın mevsiminin uzadığını ve daha yıkıcı hale geldiğini vurguluyor. Fransa Ulusal Orman Ofisi (ONF), yangınlarla mücadelede erken uyarı sistemlerinin ve dron teknolojisinin kullanımını artırdı. Ancak uzmanlar, bu tür dev yangınların önlenebilmesi için iklim politikalarının yanı sıra kundaklama gibi insan kaynaklı faktörlerle de mücadele edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fontainebleau yangını, iklim değişikliğinin Avrupa genelinde orman yangınlarını nasıl şiddetlendirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, özellikle 2021 yılında yaşanan büyük orman yangınlarının ardından itfaiye teşkilatını ve yangın söndürme kapasitesini güçlendirmiş, ayrıca havadan müdahale için filosunu genişletmişti. Ancak Akdeniz havzasında yer alan Türkiye, benzer iklim koşulları nedeniyle yangın riski yüksek ülkeler arasında yer alıyor. Fransa'daki gelişme, uluslararası işbirliğinin ve erken uyarı sistemlerinin önemini hatırlatıyor. Türkiye, yangınla mücadelede kullandığı insansız hava araçları ve yerli teknolojilerle bu alanda önemli bir potansiyele sahip. Bununla birlikte, kundaklama vakalarının önlenmesi için caydırıcı cezalar ve etkin denetim mekanizmaları oluşturulması, her iki ülke için de kritik öneme sahip.