Florida'da yaz mevsimi her yıl daha da kavurucu hale gelirken, eyaletin 150 binin üzerindeki tarım işçisi için hayatta kalmak giderek zorlaşıyor. Özellikle göçmen ve düşük gelirli topluluklar, aşırı sıcaklıklara karşı en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Bu işçilerin büyük bir kısmı, yasal korumalardan yoksun, yetersiz barınma ve sağlık hizmetlerine erişimi olmayan bireylerden oluşuyor. Sıcaklıkların 40 dereceyi aştığı günlerde, tarlalarda çalışmak zorunda kalan bu kişiler, sıcak çarpması ve dehidrasyon gibi ölümcül sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor.
Korumasız çalışma koşulları ve yasal boşluklar
Florida, ABD'de tarım işçileri için zorunlu sıcaklık molası veya gölgelik alan sağlama gibi yasal düzenlemeleri olmayan nadir eyaletlerden biri. Federal İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi (OSHA) sıcak stresine karşı tavsiyelerde bulunsa da, bunlar yasal bağlayıcılığa sahip değil. Bu durum, işverenlerin işçileri korumak için herhangi bir önlem almasını zorunlu kılmıyor. Özellikle Meksika, Orta Amerika ve Karayipler'den gelen mevsimlik işçiler, İngilizce bilmemeleri ve yasal statülerinin belirsizliği nedeniyle haklarını arayamıyor.
Yapılan araştırmalar, son on yılda Florida'da sıcaklığa bağlı iş kazalarının yüzde 60 arttığını gösteriyor. 2023 yazında Immokalee bölgesinde bir tarlada çalışırken sıcak çarpması geçiren 35 yaşındaki bir işçi, hastaneye kaldırılmasına rağmen kurtarılamamıştı. Bu ölüm, eyalette tarım işçilerinin karşı karşıya olduğu tehlikelerin sadece bir örneği.
İklim adaletsizliğinin en kırılgan yüzü
Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin eşitsiz bir şekilde dağıldığına dikkat çekiyor. Florida, deniz seviyesindeki yükselme ve kasırgaların yanı sıra artan sıcaklık dalgalarıyla da mücadele ediyor. Ancak iklim koruma politikaları, çoğunlukla beyaz ve varlıklı toplulukları hedef alırken, Afro-Amerikan, Latin kökenli ve yerli topluluklar bu kapsamın dışında kalıyor. Bu durum, küresel ölçekte de benzer bir tablo çiziyor: Dünyanın en sıcak bölgelerinde yaşayan milyonlarca tarım işçisi, yeterli altyapı ve sosyal güvence olmadan çalışmaya devam ediyor.
Florida'nın tarım sektörü, eyalet ekonomisi için kritik öneme sahip. Portakal, domates, şeker kamışı ve diğer ürünler milyarlarca dolar gelir sağlıyor. Ancak bu üretimin sürdürülebilirliği, işçi sağlığına yatırım yapılmadığı takdirde tehlikeye girebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Florida'daki tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar, Türkiye'de mevsimlik tarım işçilerinin karşılaştığı zorluklarla paralellik gösteriyor. Türkiye'de her yıl yüz binlerce mevsimlik işçi, özellikle Çukurova, Karadeniz ve Ege bölgelerinde aşırı sıcaklarda çalışmak zorunda kalıyor. Sosyal güvence eksikliği, barınma sorunları ve sağlık hizmetlerine erişememe gibi benzer sorunlar Türkiye'de de yaygın. İklim değişikliğinin etkileriyle mücadelede Türkiye'nin kırsal kesimdeki emekçileri koruyacak politikalar geliştirmesi, hem sosyal adalet hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor. ABD'deki bu örnek, iklim adaletsizliğinin küresel bir sorun olduğunu ve tüm ülkelerin kırılgan grupları korumak için daha fazla adım atması gerektiğini gösteriyor.