Mısır, Pazar günü Yeni Zelanda karşısında aldığı 2-0'lık galibiyetle 2026 Dünya Kupası'na katılma yolunda kritik bir adım attı. Takımın yıldızı Mohamed Salah, 34 yaşında olmasına rağmen sahadaki liderliği ve performansıyla bir kez daha dikkatleri üzerine çekti. Firavunlar, bu zaferle turnuvaya katılma yolunda büyük bir avantaj elde ederken, Salah'ın son büyük turnuvası olabilecek bu organizasyonda takımını gruplardan öteye taşıyıp taşıyamayacağı merak konusu. Mısır'ın bir sonraki rakibi olacak takımın kim olduğu netleşmese de, teknik direktör Rui Vitoria'nın disiplinli savunma anlayışı ve hızlı hücum planı, özellikle Yeni Zelanda karşısında etkiliydi.
Salah'ın liderliğindeki Mısır'ın Dünya Kupası serüveni
Mohamed Salah, Liverpool'da kazandığı UEFA Şampiyonlar Ligi ve Premier Lig zaferlerinin ardından milli formayla büyük bir başarıya imza atmak istiyor. 34 yaşındaki yıldız, daha önce 2018 ve 2022 Dünya Kupaları'nda Mısır'ı temsil etmiş ancak takımını gruplardan öteye taşıyamamıştı. Bu kez tecrübesi ve fiziksel kondisyonuyla fark yaratmayı hedefliyor. Yeni Zelanda karşısında 75. dakikada penaltıdan attığı golle galibiyeti getiren Salah, takımının en kritik anlarda sırtını yaslayabileceği isim olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Mısır'ın gücü sadece Salah'tan ibaret değil. Takımda özellikle Arsenal'in yıldızı Mohamed Elneny ve Fenerbahçe'den ayrılarak Mısır Ligi'ne dönen Mahmoud Trezeguet gibi deneyimli oyuncular da bulunuyor. Vitoria, fiziksel ve taktiksel olarak dengeli bir takım kurmayı başardı. Bu yapı, Afrika kıtasındaki rakiplerine karşı önemli bir avantaj sağlıyor. Ancak Dünya Kupası'nda Avrupa ve Güney Amerika takımlarına karşı bu modelin ne kadar işleyeceği tartışma konusu.
Bölgesel ve küresel boyut: Afrika futbolunda yeni bir sayfa mı?
Mısır'ın Dünya Kupası'na katılımı, sadece ülke için değil, tüm Afrika kıtası için sembolik bir anlam taşıyor. Kıtanın en köklü futbol geleneklerine sahip ülkelerinden olan Mısır, geçmişte 1934, 1990 ve 2018'de turnuvaya katılmıştı. Katar 2022'de Afrika takımlarının başarısız performansı, kıta futbolunun yeniden yapılanması gerektiğini ortaya koymuştu. Mısır'ın başarısı, Afrika Futbol Konfederasyonu'nun altyapı ve lig kalitesini artırma çabalarına ivme kazandırabilir. Öte yandan, Salah'ın bireysel performansı, küresel markalar ve sponsorlar için Afrika pazarının ne kadar değerli olduğunu da gösteriyor.
Bölgesel düzeyde ise Mısır'ın başarısı, Arap dünyasında bir gurur kaynağı haline gelebilir. Özellikle Suudi Arabistan, BAE ve Katar gibi futbol yatırımlarını artıran ülkeler için, Mısır'ın başarısı bir referans noktası oluşturabilir. Bununla birlikte, Mısır'ın siyasi ve ekonomik istikrarı üzerinde futbol zaferlerinin olumlu bir etkisi olduğu gözlemleniyor. Sisi yönetimi, spor başarılarını ulusal birlik ve propagandada sıklıkla kullanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Mısır'ın Dünya Kupası başarısı, Türkiye ile olan sportif ve diplomatik rekabet bağlamında dolaylı etkiler yaratabilir. İki ülke arasındaki siyasi gerginliklere rağmen, futbol sahasındaki başarılar halklar nezdinde ortak aidiyet duygusu oluşturabilir. Türkiye'nin Dünya Kupası'na katılamaması, Mısır'ın başarısını gölgede bırakabilir. Ayrıca, Uluslararası Futbol Federasyonu (FIFA) nezdinde artan Afrika temsili, Türkiye'nin kıtadaki diplomatik ve ticari etkinliğine yeni bir boyut kazandırabilir. Ancak bu gelişmenin Türk dış politikası üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır.