Gazze Şeridi'nden ayrılmak isteyen Filistinliler, İsrail kontrolündeki sınır kapılarında askerler tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldıklarını belirtiyor. Görgü tanıkları, İsrail güçlerinin yüzlerine tükürdüğünü, saatlerce beklettiğini ve sorgulama adı altında işkence uyguladığını ifade ediyor. Middle East Eye'ın derlediği tanıklıklar, Gazze'nin çıkış noktalarının birer sorgulama ve işkence merkezine dönüştüğünü ortaya koyuyor. Özellikle Erez ve Kerem Şalom geçişleri, Filistinliler için adeta bir işkence koridoruna dönüşmüş durumda. Birçok kişi, bu geçişlerde yaşadığı travmayı anlatırken uluslararası toplumun sessizliğini eleştiriyor.
Gelişmenin arka planı
2007'den bu yana İsrail ve Mısır'ın ortak ablukası altında olan Gazze Şeridi'nde 2 milyondan fazla Filistinli yaşıyor. Bu abluka, gıda, ilaç ve temel ihtiyaç maddelerinin girişini kısıtlarken insani krizi derinleştiriyor. Sınır kapıları, Gazze'den çıkış yapmak isteyenler için tek geçiş noktası konumunda. Ancak bu geçişlerde uygulanan prosedürler, Filistinliler tarafından sistematik bir aşağılama ve baskı mekanizması olarak tanımlanıyor. Özellikle tıbbi tedavi veya eğitim gibi nedenlerle çıkış yapmak isteyenler, saatlerce bekletilme, soyunma, tehdit ve fiziksel saldırı gibi uygulamalarla karşılaşıyor. İsrail, bu iddiaları reddederken güvenlik önlemlerini gerekçe gösteriyor.
Filistinli insan hakları örgütlerine göre, 2023 yılında Gazze'den çıkış yapmaya çalışan binlerce kişi, sınır kapılarında insanlık dışı muameleye maruz kaldı. Bu uygulamaların uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanırken İsrail'in Filistinlileri cezalandırma amacı taşıdığı belirtiliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Gazze sınır kapılarındaki bu durum, yalnızca iki taraf arasındaki bir anlaşmazlık değil, aynı zamanda uluslararası insancıl hukukun ihlali olarak da görülüyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve insan hakları örgütleri, İsrail'in uygulamalarını sık sık kınasa da somut adımlar atılmıyor. ABD ve AB ülkeleri, İsrail'e yönelik eleştirilerde bulunurken somut yaptırımlardan kaçınıyor. Bu durum, Filistinlilerin yaşadığı acının küresel ölçekte yeterince yankı bulamadığı eleştirilerini beraberinde getiriyor. Bölgesel aktörlerden Mısır, Gazze'ye açılan Refah Sınır Kapısı'nı zaman zaman açsa da süreklilik sağlanamıyor. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda konu gündeme getirilirken etkili bir çözüm üretilemiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin meselesine tarihsel ve siyasi olarak duyarlı bir ülke olarak öne çıkıyor. Gazze'deki insani durum, Türkiye'nin Filistin yanlısı politikalarını yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, İsrail ile diplomatik ilişkilerini sürdürürken Filistinlilere yönelik baskıları sürekli kınıyor. Bu haber, Türk dış politikasının Filistin dosyasında daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca Türkiye, Gazze'ye insani yardım ulaştıran nadir ülkelerden biri olarak bu alandaki çabalarını artırabilir. Sınır kapılarında yaşanan ihlaller, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistinlilere destek vermesinin önemini bir kez daha hatırlatıyor.