Filistinli çiftçiler, İsrail güçleri ve yasadışı yerleşimcilerin tek bir günde düzenlediği 21 ayrı saldırıya maruz kaldı. Filistin Tarım Bakanlığı'na bağlı bir komisyonun açıklamasına göre, saldırıların büyük bölümü işgal altındaki Batı Şeria'da yoğunlaştı. Olaylarda çiftçilerin tarım arazileri tahrip edildi, ürünleri zarar gördü ve bazı çiftçiler yaralandı. Saldırılar, hasat mevsiminin kritik döneminde çiftçilerin geçim kaynaklarını doğrudan tehdit ediyor.
Saldırıların arka planı ve ayrıntılar
Filistin Tarım Bakanlığı bünyesindeki komisyon, 21 saldırının ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Saldırıların çoğu, İsrail güçlerinin koruması altındaki yerleşimciler tarafından gerçekleştirildi. Görgü tanıklarına göre, yerleşimciler çiftçilerin tarlalarına girerek zeytin ağaçlarını kesti, sulama sistemlerini tahrip etti ve tarım araçlarına el koydu. Bazı olaylarda İsrail askerlerinin de çiftçilere karşı göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullandığı bildirildi. Filistinli yetkililer, saldırıların sistematik bir şekilde arttığını ve çiftçilerin korunmasız bırakıldığını vurguluyor.
Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti son yıllarda düzenli olarak artış gösteriyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre, 2023 yılında yerleşimci saldırılarında rekor sayıda Filistinli yaralandı veya yerinden edildi. Uluslararası toplum, İsrail'i yerleşimci şiddetini durdurmaya çağırsa da saldırılar cezasız kalıyor. Filistinli çiftçiler, hem fiziksel saldırılara hem de ekonomik kayıplara karşı korunma talep ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Batı Şeria'daki saldırılar, İsrail-Filistin çatışmasının daha geniş bir parçası. İsrail'in yerleşim politikası, uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor ve iki devletli çözümü baltalıyor. Son aylarda Gazze'deki savaşın da etkisiyle Batı Şeria'da gerilim tırmandı. İsrail güçlerinin ve yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddeti, uluslararası insan hakları örgütlerinin sık sık gündemine geliyor. Ancak ABD ve Avrupa ülkelerinin açıklamaları somut yaptırımlara dönüşmüyor. Bölgede istikrarsızlık, yalnızca Filistinlileri değil, İsrail'in komşularını da etkiliyor. Ürdün ve Mısır gibi ülkeler, Batı Şeria'daki gelişmeleri yakından izliyor ve Filistinlilere destek mesajları veriyor.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) soruşturmaları ve Birleşmiş Milletler kararları, İsrail'in eylemlerini kınasa da sahada değişen bir şey yok. Filistinli çiftçiler, topraklarını kaybetme ve geçim kaynaklarından yoksun kalma riskiyle karşı karşıya. Tarım, Batı Şeria ekonomisinin bel kemiği; saldırılar, Filistin ekonomisini de olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, yerleşimci şiddetinin Filistinlileri topraklarından çıkarmaya yönelik bir strateji olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Batı Şeria'daki saldırılar, Türkiye'nin Filistin politikası açısından önemli bir yere sahip. Türkiye, Filistin davasını uluslararası platformlarda güçlü şekilde savunuyor ve İsrail'in yerleşimci şiddetine karşı sesini yükseltiyor. Son dönemde Türkiye, Filistinli çiftçilere yönelik insani yardımlarını sürdürüyor ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi mecralarda konuyu gündeme taşıyor. Ancak bölgesel dinamikler ve enerji işbirliği gibi faktörler, Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerinde dengeli bir tutum izlemesini gerektiriyor. Kamuoyunda Filistin'e artan destek, hükümetin politikalarını şekillendirmede etkili olabilir. Türkiye, Filistinli çiftçilerin korunması için uluslararası toplumu daha fazla sorumluluk almaya çağırabilir.