Fransa'nın başkenti Paris'te, Filistin yanlısı tutumuyla tanınan Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan, 'terörü yüceltme' suçlamasıyla hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde adliye önünde toplanan kalabalığa seslenen Hassan, 'Artık kimse güvende değil' ifadelerini kullandı. 32 yaşındaki milletvekili, sosyal medya paylaşımları ve kamuya açık açıklamalarında Filistin direnişini övdüğü gerekçesiyle yargılanıyor. Hassan'ın avukatı müvekkilinin ifade özgürlüğü kapsamında hareket ettiğini savunurken, savcılık ise söz konusu ifadelerin terör eylemlerini meşrulaştırdığını iddia ediyor. Dava, Avrupa'da Filistin yanlısı aktivizmin hukuki sınırları konusunda önemli bir emsal oluşturabilir.
Hassan'ın Siyasi Kariyeri ve Yargılanma Süreci
Filistin asıllı Fransız siyasetçi Rima Hassan, 2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sol ittifakın adayı olarak AP üyesi seçilmişti. Özellikle Gazze'deki savaşın ardından Filistin yanlısı protestoların önde gelen isimlerinden biri haline gelen Hassan, sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlarla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz aylarda yaptığı bir konuşmada 'Filistin direnişi meşrudur' ifadelerini kullanan milletvekili, Fransa'nın terörle mücadele yasaları kapsamında hedef alındı.
Yargılanma süreci, Fransız hukuk sisteminde ifade özgürlüğü ile terör propagandası arasındaki ince çizgiyi bir kez daha gündeme taşıdı. Hassan'ın avukatı, müvekkilinin herhangi bir şiddet eylemini desteklemediğini, sadece Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını savunduğunu belirtti. Savcılık ise, Hassan'ın sözlerinin özellikle Hamas'ın silahlı kanadını övdüğünü ve bu nedenle Fransız ceza kanununun 421-2-5. maddesi kapsamında terörü yüceltme suçunu oluşturduğunu iddia ediyor.
Duruşmaya yoğun güvenlik önlemleri altında başlanırken, çok sayıda Filistin yanlısı aktivist ve Hassan'ı destekleyenler adliye önünde toplandı. Polis, protestocuları dağıtmak için zaman zaman sert müdahalede bulundu. Hassan'ın yargılanması, Avrupa genelinde Filistin yanlısı gösterilerin arttığı bir döneme denk geliyor. Özellikle Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık'ta Filistin lehine yapılan gösterilerde bazı katılımcıların terör örgütlerini övdüğü gerekçesiyle gözaltına alındığı biliniyor.
Fransa'da İfade Özgürlüğü ve Terörle Mücadele Dengesi
Fransa, 2014 yılında kabul ettiği terörle mücadele yasalarıyla, terör eylemlerini yücelten veya bu tür eylemleri meşrulaştıran ifadeleri suç sayıyor. Bu yasalar, özellikle Charlie Hebdo saldırılarından sonra sıkılaştırıldı. Ancak eleştirmenler, yasaların siyasi ifadeleri bastırmak için kullanıldığını ve ifade özgürlüğünü tehdit ettiğini savunuyor. Rima Hassan'ın davası, bu yasaların uygulanmasına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi sivil toplum kuruluşları, Hassan'ın yargılanmasını ifade özgürlüğüne bir saldırı olarak nitelendirdi. Öte yandan, Fransa İçişleri Bakanlığı ise, terör propagandasına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ve hiç kimsenin suç teşkil eden ifadeler nedeniyle dokunulmazlığa sahip olmadığını vurguladı.
Davanın, AP üyesi olması nedeniyle Avrupa düzeyinde de yankı bulması bekleniyor. Hassan, AP'deki dokunulmazlığının kaldırılması için yapılan başvuruya karşı çıkarken, Fransa'nın bu konuda AP'den resmi bir talep beklemesi gerektiğini belirtti. AP Başkanı Roberta Metsola ise konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. Hassan'ın davası, önümüzdeki haftalarda devam edecek ve kararın birkaç ay içinde açıklanması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rima Hassan'ın yargılanması, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir gelişme. Türkiye, Filistin davasına verdiği destekle bilinirken, benzer şekilde ifade özgürlüğü ile terör propagandası arasındaki dengeyi kendi hukuk sisteminde de sıklıkla tartışıyor. Bu dava, Türkiye'nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi'nde ifade özgürlüğünün sınırlarına dair yeni bir emsal oluşturabilir. Ayrıca, Fransa'daki bu yargılama, Türkiye'deki Filistin yanlısı aktivistlerin benzer suçlamalarla karşılaşma riskini gündeme getiriyor. Türk diplomatik çevreleri, özellikle Avrupa ülkelerinde Filistin yanlısı seslerin susturulmaya çalışıldığı yönündeki endişelerini dile getiriyor.