Filipinler’de kürtaj, tecavüz ve ensest vakaları dahil hemen hemen tüm durumlarda yasak. Bu yasak, kadınları istenmeyen gebelikleri sonlandırmak için yasa dışı ve tehlikeli yöntemlere yöneltirken, Manila’da kürtaj hapları satmakla suçlanan 65 yaşındaki bir kadının tutuklanması, bu yasağın yol açtığı gölge ekonomiyi gözler önüne serdi. Ülkede kürtaj oranları yüksek olmasına rağmen kadınlar yasal ve güvenli hizmetlere erişemiyor.
Yasağın arka planı
Filipinler, dünyada kürtajın en katı şekilde yasaklandığı ülkelerden biri. 1930’lardan kalma ceza kanunu, kürtajı hem kadın için hem de yardım edenler için hapis cezasıyla cezalandırıyor. Katolik Kilisesi’nin güçlü etkisi, yıllar boyunca reform çabalarını engelledi.
Bu yasak, her yıl binlerce kadının yasa dışı ve güvensiz kürtaj yöntemlerine başvurmasına neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Filipinler’de her yıl yaklaşık 600 bin kadın yasa dışı yollarla kürtaj yaptırıyor ve bu vakaların önemli bir kısmı ölümle sonuçlanıyor.
Manila’da tutuklanan 65 yaşındaki kadın, internet üzerinden misoprostol ve mifepriston gibi kürtaj hapları satarken yakalandı. Kendisi de daha önce yasa dışı yollardan kürtaj olan kadınların aracılığıyla bu işe başladığını itiraf etti. Bu durum, yasağın kadınları ne kadar çaresiz bıraktığını ve yeraltı pazarının ne kadar organize olduğunu ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Filipinler’deki kürtaj yasağı, bölgedeki diğer ülkelerle de paralellik taşıyor. Endonezya ve Myanmar gibi komşu ülkelerde de kürtaj kısıtlamaları var. Ancak Tayland, Kamboçya ve Nepal gibi ülkeler yasalarını gevşetmiş durumda. Küresel ölçekte, Latin Amerika ve Afrika’daki birçok ülkede benzer yasaklar uygulanıyor.
Uluslararası insan hakları örgütleri, Filipinler’deki yasağın kadınların sağlık ve yaşam hakkını ihlal ettiğini vurguluyor. Kadınların güvenli kürtaja erişiminin sağlanması, Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında yer alıyor. Ancak Filipinler’de bu konuda ilerleme kaydedilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler’deki kürtaj yasağı, Türkiye ile doğrudan bir ilişki içermese de, kadın hakları ve sağlık politikaları açısından önemli dersler barındırıyor. Türkiye, kürtajı yasal olarak 10 haftaya kadar serbest bırakmış bir ülke olarak, Filipinler’deki gibi katı yasakların sonuçlarını gözlemleyebilir. Ayrıca, bölgesel ve küresel insan hakları tartışmalarında Türkiye’nin pozisyonu, bu tür konularda uluslararası toplumla uyumlu olup olmadığıyla da ilgili. Dolayısıyla, gelişme Türkiye için bir referans noktası oluşturabilir.