Filipinler, bu ay sonunda gerçekleştirmeyi planladığı beş yıllık jumbo tahvil satışını, düşen peso ve yükselen faiz oranlarının borçlanmayı daha maliyetli hale getirmesi nedeniyle yeniden değerlendiriyor. Hazine yetkilileri, piyasa koşullarının elverişsiz olması durumunda satışın ertelenebileceğini veya yapılandırılabileceğini belirtti.
Arka Plan: Peso'daki Değer Kaybı ve Enflasyon Baskıları
Filipinler pesosu, bu yıl ABD doları karşısında yaklaşık %5 değer kaybetti ve 2022'nin sonlarından bu yana en düşük seviyelerine geriledi. Bu düşüş, ülkenin ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu körüklüyor. Eylül ayında yıllık enflasyon %6,1 ile merkez bankasının %2-4 hedef aralığının oldukça üzerinde gerçekleşti. Gıda ve enerji fiyatlarındaki artış, hane halkı üzerindeki baskıyı sürdürüyor.
Filipinler Merkez Bankası (BSP), enflasyonla mücadele için politika faizini üst üste artırarak %6,25'e çıkardı. Ancak bu adımlar, hükümetin borçlanma maliyetlerini de yükseltiyor. Beş yıllık jumbo tahviller, genellikle altyapı projeleri ve bütçe açığını finanse etmek için kullanılıyor. Hazine, bu yıl için planlanan borçlanma programının bir parçası olarak 180 milyar peso (yaklaşık 3,2 milyar dolar) değerinde satış hedefliyordu.
Ancak, küresel piyasalardaki dalgalanmalar ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımları, yatırımcıların gelişmekte olan piyasalardan çekilmesine neden oluyor. Bu durum, Filipinler'in borçlanma maliyetlerini daha da artırıyor. Hazine yetkilileri, satışın zamanlamasını ve büyüklüğünü piyasa koşullarına göre ayarlayabileceklerini açıkladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Filipinler'in durumu, gelişmekte olan ekonomilerin genel bir sorununu yansıtıyor. Fed'in agresif faiz artırımları, doları güçlendirirken, benzer ülkelerin para birimlerini zayıflatıyor ve dış borç yükünü artırıyor. Endonezya, Malezya ve Tayland gibi bölge ülkeleri de benzer baskılarla karşı karşıya. Bu ülkeler, sermaye çıkışlarını önlemek için faiz oranlarını yükseltmek zorunda kalıyor.
Filipinler, aynı zamanda Çin ile artan ticari bağlantıları ve Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) içindeki konumu nedeniyle bölgesel ekonomik dengeler açısından önem taşıyor. Ülkenin borçlanma kararları, bölgedeki diğer ülkeler için de gösterge niteliğinde olabilir. Eğer Filipinler tahvil satışını ertelerse, bu diğer gelişmekte olan ülkelerin de benzer adımlar atmasına yol açabilir.
Öte yandan, Filipinler hükümeti, altyapı harcamalarını artırarak ekonomiyi canlandırmayı hedefliyor. Ancak yükselen borçlanma maliyetleri, bu planları sekteye uğratabilir. Ekonomistler, hükümetin borçlanma stratejisini gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor. Alternatif olarak, daha kısa vadeli tahviller veya dış kredi arayışları gündeme gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki bu gelişme, Türkiye'nin ekonomik koşullarıyla benzerlikler taşıyor. Türkiye de yüksek enflasyon ve para birimindeki değer kaybıyla mücadele ediyor; TCMB, faiz politikalarıyla denge arıyor. Küresel faiz artırımları ve güçlü dolar, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini artırıyor. Filipinler'in tahvil satışını ertelemesi, Türkiye'nin de benzer bir yol izleyebileceğini gösteriyor. Ayrıca, her iki ülke de altyapı yatırımlarını finanse etmek için dış borçlanmaya ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle, Filipinler'in kararı, Türkiye'nin borçlanma stratejisi için bir uyarı niteliğinde.