Filipinler'in kuzeyindeki Ifugao eyaletinde yer alan ve 2 bin yılı aşkın süredir yerli halk tarafından ekilen UNESCO Dünya Mirası listesindeki pirinç terasları, iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olayları nedeniyle ciddi bir tehdit altında. Özellikle son yıllarda artan şiddetli yağışlar ve heyelanlar, bu kadim tarım mirasının dokusunu bozarken, sınırlı devlet kaynakları da Ifugao halkının koruma çabalarını zayıflatıyor. Bölgedeki yetkililer ve yerel topluluklar, terasların onarımı ve bakımı için yeterli maddi desteği bulamıyor; bu durum, hem kültürel mirasın hem de geçim kaynağının geleceğini tehlikeye atıyor.
Gelişmenin Arka Planı: Eşsiz Bir Kültürel Mirasın Çöküşü
Filipinler'in kuzeyindeki Luzon adasında, deniz seviyesinden 1.500 metreye kadar yükselen dağ yamaçlarına kurulu Banaue ve Batad pirinç terasları, yerli Ifugao halkının binlerce yıllık tarım geleneğinin bir ürünü olarak 1995 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştı. Bu teraslar, sadece tarımsal üretim alanı değil; aynı zamanda yerel ekosistemin, kültürel kimliğin ve topluluk yaşamının ayrılmaz bir parçası. Geleneksel sulama sistemleri, taş duvarlar ve teraslama teknikleri, yüzyıllar boyunca doğal afetlere karşı dayanıklılık göstermiş olsa da, son on yılda iklim değişikliğinin etkisiyle bu direnç kırılmaya başladı.
Filipinler Atmosfer, Jeofizik ve Astronomi Hizmetleri İdaresi (PAGASA) verilerine göre, ülke genelinde tropikal fırtınaların sıklığı ve şiddeti artış gösterdi. Ifugao bölgesi, özellikle 2020 ve 2021 yıllarında meydana gelen şiddetli yağışların ardından büyük çaplı heyelanlara sahne oldu. Bu heyelanlar, terasların taş duvarlarını yıktı, sulama kanallarını tıkadı ve tarım arazilerini kullanılamaz hale getirdi. Yerel yönetimler, hasarın boyutunu tespit etmek için defalarca keşif ekipleri gönderdi ancak onarım için ayrılan bütçe, ihtiyacın çok altında kaldı. Ifugao eyalet hükümeti, ulusal hükümetten yardım talebinde bulunmasına rağmen, kaynakların büyük bölümü ülkenin diğer bölgelerindeki acil ihtiyaçlara yönlendiriliyor.
UNESCO Dünya Mirası Merkezi, raporlarında terasların 'tehlikede' statüsüne alınmasını önermiş; ancak Filipinler hükümeti, bu öneriye henüz resmi bir yanıt vermedi. Yerel halk, turizm gelirlerindeki düşüşün de etkisiyle, bakım masraflarını karşılamakta giderek zorlanıyor. Ifugao çiftçileri, geleneksel yöntemlerle terasları onarmaya çalışsa da, uzmanlar bunun yeterli olmadığını ve kapsamlı bir restorasyon programı gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İklim Değişikliği ve Kültürel Mirasın Kesişimi
Filipinler'deki pirinç teraslarının karşı karşıya olduğu tehlike, yalnızca yerel bir sorun olmaktan çıkarak küresel iklim değişikliğinin kültürel miras üzerindeki yıkıcı etkisine dair sembolik bir örnek haline geldi. Dünya genelinde pek çok UNESCO Dünya Mirası alanı, yükselen deniz seviyeleri, aşırı sıcaklıklar, seller ve kuraklıklar nedeniyle benzer tehditlerle karşı karşıya. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli'nin (IPCC) son raporları, Güneydoğu Asya'nın iklim değişikliğine en kırılgan bölgelerden biri olduğunu ve bu bölgedeki ekosistemlerin ile insan topluluklarının adaptasyon kapasitesinin sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.
Ifugao pirinç terasları, aynı zamanda biyolojik çeşitlilik açısından da kritik bir öneme sahip. Bölgede endemik bitki ve hayvan türleri bulunuyor; terasların yok olması, bu türlerin yaşam alanlarının daralmasına yol açacak. Uzmanlar, terasların korunmasının sadece kültürel bir sorumluluk değil, aynı zamanda ekolojik bir zorunluluk olduğunu belirtiyor. Filipinler hükümetinin, UNESCO ile işbirliği içinde acil bir eylem planı oluşturması gerektiğini savunan çevre örgütleri, aksi takdirde bu eşsiz mirasın birkaç on yıl içinde tamamen yok olabileceği uyarısında bulunuyor.
Turizm, bölge ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor; ancak pandemi sonrası toparlanma sürecinde ziyaretçi sayısı eski seviyelerin çok altında. Ifugao halkı, geçimlerini sağlamak için tarıma bağımlı. Bu nedenle, terasların korunması, sadece bir miras meselesi değil; aynı zamanda yerel toplulukların sosyo-ekonomik güvenliği açısından da hayati bir konu. Filipinler'deki sivil toplum kuruluşları, hükümetten ve uluslararası bağışçılardan acil mali destek çağrısında bulunuyor. Japonya ve Almanya gibi ülkeler, tarihi yapıları koruma konusunda teknik yardım sağlayabileceğini ifade etti; ancak bu yardımların harekete geçirilmesi için Filipinler hükümetinin resmi talepte bulunması gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki pirinç teraslarının karşı karşıya olduğu iklim tehdidi, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli bir derstir. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinin etkilerini yakından hisseden ülkelerden biridir. Özellikle tarım alanlarının korunması, kuraklık ve orman yangınları gibi konular, Türkiye'nin kendi mirasını ve tarımsal üretimini koruma mücadelesiyle benzerlikler taşımaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası listesindeki kültürel varlıkları (Göbeklitepe, Kapadokya, Efes vb.) de iklim değişikliğine karşı savunmasızdır. Bu nedenle, Türkiye'nin uluslararası iklim finansmanı mekanizmalarına katılımı ve kültürel mirasın korunmasına yönelik küresel işbirliklerini güçlendirmesi önemlidir. Aynı zamanda, gelişmekte olan ülkelerin iklim adaptasyonu için gereken kaynaklara erişimi konusunda Türkiye'nin tutumu, küresel dayanışma açısından belirleyici olabilir.