Londra, iklim değişikliğinin etkisiyle giderek daha sık ve şiddetli yaşanan aşırı sıcak dalgalarıyla boğuşurken, şehrin en kırılgan kesimlerinden biri olan evsizler bu durumdan en çok etkilenen grup olarak öne çıkıyor. Sokakta yaşayanlar için sıcak hava, yalnızca rahatsızlık değil, aynı zamanda ölümcül olabilen bir tehdit anlamına geliyor. Uzmanlar, kent altyapısının ve sosyal hizmetlerin, bu yeni iklim gerçeğine hazır olmadığını vurguluyor.
Kent ısıya göre tasarlanmadı
60'lı yaşlarındaki Tom, uzun süredir evsiz olarak yaşadığı Londra sokaklarında sıcakla mücadelesini şöyle anlatıyor: "Sadece katlanacaksın. Sanki sıcak bir ülkedeymişsin gibi. Seni tüketiyor." Tom, su bulmanın ve gölge alanların her geçen yıl zorlaştığını belirtiyor. Sokakta çalışan sosyal hizmet görevlileri, sıcak havalarda evsizlerin en büyük sorunlarından birinin temiz ve ücretsiz suya erişim olduğunu, şehirdeki çeşmelerin sayısının yetersiz kaldığını ve birçoğunun bakımsız olduğunu ifade ediyor.
Aşırı sıcaklar, özellikle yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve madde bağımlıları için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor. Aşırı sıcaklık, dehidrasyon, sıcak çarpması ve kalp krizi gibi acil durumlara yol açabiliyor. Ancak evsizlerin çoğu, sıcaklığın etkilerinden korunmak için klimalı alışveriş merkezleri veya kütüphaneler gibi kamusal alanlara giremiyor; çünkü bu alanlar çoğu zaman evsizlerin bulunmasına izin vermiyor ya da onları dışarıda tutmak için güvenlik önlemleri alıyor.
Sosyal hizmet kuruluşları, belediyenin soğutma merkezleri açması ve evsizlere su dağıtması gibi önlemler alsa da, bu çabaların yetersiz kaldığı belirtiliyor. Özellikle sahada çalışan ekipler, sıcak havalarda evsizlere ulaşmanın daha da zorlaştığını, çünkü insanların genellikle köprülerin altı ya da parklar gibi serin yerlere sığındıklarını ve bu noktaların gözden uzak olduğunu ifade ediyor.
İklim değişikliği krizini derinleştiriyor
İklim bilimciler, Londra'nın önümüzdeki yıllarda daha sık ve daha yoğun sıcak hava dalgalarıyla karşı karşıya kalacağını öngörüyor. 2022 yılında İngiltere, tarihinde ilk kez 40 santigrat dereceyi aşan bir sıcaklık kaydetmişti. Bu tür aşırı sıcaklıklar, şehirdeki ısı adası etkisiyle birleşince özellikle betonlaşmış bölgelerde yaşayanlar için dayanılmaz hale geliyor. Ancak bu durumdan en çok etkilenenler, gölgeye ya da serin bir ortama erişimi olmayan evsizler oluyor.
Uzmanlar, kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlaması gerektiğini ve bunun yalnızca altyapı iyileştirmeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, sosyal politikaların da bu yeni koşullara göre şekillendirilmesi gerektiğini savunuyor. Evsizlikle mücadele eden sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimlerin sıcak hava dalgası eylem planlarında evsiz bireylere özel önlemler almasını talep ediyor. Örneğin, gece sıcaklıkları yüksek seyrettiğinde gece barınaklarının açık kalması, su noktalarının artırılması ve evsizlere ulaşacak ekiplerin sayısının artırılması gibi somut adımlar öneriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, iklim değişikliğinin küresel bir kriz olarak yalnızca gelişmekte olan ülkeleri değil, gelişmiş ülkeleri de derinden etkilediğini ortaya koyuyor. Türkiye, özellikle büyük şehirlerinde artan sıcaklıklarla başa çıkmak zorunda kalırken, evsiz nüfusun korunması ve sosyal yardım mekanizmalarının iklim uyumuna entegre edilmesi açısından bu haberden çıkarımlar yapabilir. Ayrıca, aşırı hava olaylarının artması, Türkiye'nin komşu bölgelerde yaşanabilecek iklim göçleri ve insani krizlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatıyor.