Filipin Sahil Güvenlik (PCG), Çin ordusunun Güney Çin Denizi'ndeki Subi ve Mischief Resifleri yakınında faaliyet gösteren bir Filipin uçağına işaret fişeği attığını duyurdu. Perşembe günü yayınlanan video görüntüleriyle ortaya çıkan olay, bölgedeki gerilimin diğer sıcak noktalara yayıldığını gösteriyor. Filipinler, Çin'in iddia ettiği dokuz çizgi hattı içindeki sularda egemenlik haklarını savunmaya devam ederken, olayın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Filipin Sahil Güvenlik tarafından yayınlanan video kliplerde, Çin askeri unsurlarının Filipin uçağına doğru işaret fişeği gönderdiği anlar yer alıyor. Olay, Filipinler'in Batı Filipin Denizi olarak adlandırdığı ve kendi münhasır ekonomik bölgesi (MEB) içinde kabul ettiği sularda meydana geldi. Subi ve Mischief Resifleri, Filipinler'in 2016 yılında Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nde kazandığı davada haklı bulunduğu ancak Çin'in kararı tanımadığı bölgeler arasında bulunuyor.
Filipinler hükümeti, son aylarda Çin'in bölgedeki agresif davranışlarını belgeleyerek uluslararası kamuoyuna taşımaya çalışıyor. Daha önce de Çin Sahil Güvenlik gemilerinin Filipin ikmal gemilerine su topu sıktığı ve çarpışma girişiminde bulunduğu olaylar yaşanmıştı. Bu son olay, hava sahasındaki ihlallere de dikkat çekiyor; zira şimdiye kadar genellikle deniz yüzeyindeki çatışmalar öne çıkıyordu.
Çin tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak Pekin yönetimi, bölgedeki tüm adalar ve resifler üzerinde egemenlik iddiasını sürdürüyor ve Filipinler'i 'provokasyon' yapmakla suçluyor. Filipinler ise eylemlerinin kendi egemenlik sahası içinde rutin devriye faaliyetleri olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi, yıllık 3 trilyon dolardan fazla ticaretin geçtiği kritik bir su yolu. Bölgedeki istikrarsızlık, küresel tedarik zincirleri ve enerji güvenliği açısından endişe yaratıyor. ABD, Filipinler'in en eski müttefiki olarak 1951 tarihli Karşılıklı Savunma Antlaşması çerçevesinde Manila'nın yanında duruyor. Washington, son yıllarda bölgede düzenli olarak 'serbest seyrüsefer' tatbikatları icra ediyor ve Çin'in aşırı iddialarına karşı uluslararası hukuku savunuyor.
Japonya, Avustralya ve Avrupa Birliği de bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor. ASEAN ülkeleri ise Çin ile bir 'Davranış Kuralları' (COC) üzerinde müzakere etmeye çalışsa da, görüşmeler yıllardır sonuçsuz. Filipinler, ASEAN içinde Çin'e karşı en sesli ülke konumunda ve diğer ülkeleri de ortak tavır almaya çağırıyor.
Son olay, Güney Çin Denizi'ndeki gerilimin sadece denizde değil, havada da tırmandığını gösteriyor. Uzmanlar, işaret fişeği gibi eylemlerin kazara çatışma riskini artırdığı uyarısında bulunuyor. Bölgede artan askeri varlık ve karşılıklı suçlamalar, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki bu gerilim, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel ticaret yollarının güvenliği açısından önem taşıyor. Türkiye, ihracatının önemli bir kısmını Asya-Pasifik bölgesine gerçekleştiriyor ve bu sulardaki istikrarsızlık tedarik zincirlerini ve navlun maliyetlerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, uluslararası hukuk ve egemenlik ihlalleri konusunda benzer sorunlar yaşayan Türkiye, Filipinler'in tahkim kararına saygı çağrısını destekleyebilecek bir pozisyonda. NATO müttefiki ABD'nin bölgede artan askeri varlığı ise ittifak içi dengeleri ve Türkiye'nin savunma alımlarını dolaylı olarak etkileyebilir.