ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesin ardından kısa süreli bir rahatlama yaşayan Filipin pesosu, stratejistlere göre mevsimsel satış baskısıyla yeni rekor düşük seviyelere gerileyecek. Filipinler Merkez Bankası'nın müdahalelerine rağmen peso, yılbaşından bu yana dolar karşısında yüzde 3'ten fazla değer kaybetti. Uzmanlar, özellikle yılın son çeyreğinde ithalatçıların döviz talebinin artması ve yurtdışındaki Filipinli işçilerin döviz gönderimlerindeki mevsimsel düşüşün peso üzerinde baskı yaratacağını belirtiyor.
Mevsimsel satış baskısı ve döviz talebi
Filipinler'de her yıl Kasım-Ocak ayları arasında tüketim malları ithalatı hızla artıyor. Noel ve yılbaşı alışverişleri nedeniyle ithalatçıların dolar talebi yükselirken, bu durum peso üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturuyor. Ayrıca, yurtdışında çalışan Filipinlilerin (OFW) döviz gönderimleri de yılın son aylarında azalma eğilimi gösteriyor. ING Bank'ın Manila ofisinden ekonomist Nicholas Mapa, 'OFW döviz gönderimleri peso için önemli bir destek, ancak bu akışın yavaşlamasıyla birlikte kur üzerindeki baskı artacak' dedi.
Mapa, Filipinler Merkez Bankası'nın (BSP) peso savunması için faiz oranlarını artırma veya döviz rezervlerini kullanma seçeneklerine sahip olduğunu, ancak bu adımların ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. BSP, bu yıl faiz oranlarını 75 baz puan artırarak yüzde 6.50'ye yükseltti, ancak peso yine de dolar karşısında zayıflamaya devam ediyor. Öte yandan, dolar endeksinin güçlü seyretmesi ve ABD'de faiz indirimi beklentilerinin azalması da gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Filipin pesosundaki zayıflık, Asya para birimleri genelinde gözlenen bir trendin parçası. Endonezya rupiahı, Güney Kore wonu ve Tayland bahtı da bu yıl dolara karşı değer kaybetti. Bunun temel nedenleri arasında ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimi konusundaki ihtiyatlı duruşu, küresel ticaretteki yavaşlama ve jeopolitik riskler yer alıyor. Filipinler özelinde, ülkenin cari açığının yüksek olması ve enerji ithalatına bağımlılığı, peso üzerindeki baskıyı artırıyor. Hükümet, bu sorunu çözmek için yerli üretimi teşvik eden politikalar uygulasa da, kısa vadede peso üzerindeki baskının devam etmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipin pesosundaki bu gelişmeler, benzer kırılganlıklara sahip olan Türk lirası açısından da dolaylı bir uyarı niteliği taşıyor. Her iki ülke de yüksek dolarizasyon, cari açık ve enerji ithalatı bağımlılığı gibi benzer yapısal sorunlarla karşı karşıya. ABD faizlerinin yüksek seyretmesi, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırarak Türkiye gibi ülkelerin para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. Ayrıca, Filipinler Merkez Bankası'nın faiz artışlarına rağmen peso savunmasında zorlanması, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) uyguladığı politikalara dair soru işaretlerini gündeme getirebilir. Ancak, her ülkenin dinamikleri farklı olduğundan, doğrudan bir karşılaştırma yapmak yerine küresel likidite koşullarının benzer ekonomiler üzerindeki etkisini anlamak daha sağlıklı olacaktır.