Filadelfiya Eğitim Kurulu, 2026 yılının Mayıs ayında oy birliğine yakın bir kararla şehir genelindeki 218 devlet okulundan 17'sinin kapatılmasını onayladı. Bu karar, kamu eğitimi alanında son yıllarda yaşanan bütçe kesintileri ve öğrenci kayıplarının ardından gelen en kapsamlı küçülme adımı olarak değerlendiriliyor. Kapatılacak okulların listesi henüz kesinleşmemiş olsa da, yetkililer kararın özellikle düşük kayıtlı ve fiziksel olarak eskimiş binalarda yoğunlaşacağını belirtiyor. Şehirdeki okul sayısındaki bu dramatik azalma, binlerce öğrencinin farklı okullara nakledilmesine yol açacak.
Gelişmenin Arka Planı
Filadelfiya, son on yıldır nüfus kaybı ve azalan vergi gelirleriyle mücadele ediyor. 2000'li yılların başında 1,5 milyona yaklaşan şehir nüfusu, bugün 1,57 milyon civarında. Ancak okul çağındaki nüfus oransal olarak daha hızlı düşüş gösterdi. 2010-2022 yılları arasında devlet okullarındaki öğrenci sayısı yüzde 25 azaldı. Bu durum, birçok okulun yarı kapasiteyle çalışmasına ve bütçe açıklarının büyümesine neden oldu.
2023-2024 eğitim yılı itibarıyla şehirdeki 218 devlet okulunun yaklaşık 75'inde öğrenci sayısı binin altındaydı. Kapatma kararı, bu okulları hedef alıyor. Yetkililer, birleştirme işleminin yıllık 50 milyon dolar tasarruf sağlayacağını ve bu kaynağın kalan okulların fiziki altyapısına yatırılabileceğini savunuyor. Ancak veliler ve eğitim sendikaları, bu kararın özellikle düşük gelirli mahalleleri olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Filadelfiya'daki okul kapatmaları, ABD genelinde büyük şehirlerde yaşanan bir eğilimin parçası. Chicago, Detroit ve Baltimore gibi şehirlerde de benzer süreçler yaşanıyor. Bu durum, kamu eğitimi sisteminin sürdürülebilirliği konusundaki endişeleri artırıyor. Özellikle pandemi sonrası özel okullara ve charter okullara yönelen öğrenci akışı, devlet okullarının kayıtlarını daha da düşürdü.
Küresel ölçekte, gelişmiş ülkelerde benzer demografik baskılar görülüyor. Japonya, Güney Kore ve Almanya gibi ülkelerde de kırsal alanlarda okul kapatmaları yaşanırken, ABD'de bu süreç daha çok kent merkezlerini etkiliyor. Eğitim hakkına erişim eşitsizliği, bu kararlarla daha da derinleşme riski taşıyor. Filadelfiya örneği, kentleşme ve eğitim politikalarının kesiştiği noktada kritik bir vaka olarak öne çıkıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filadelfiya'daki okul kapatmaları, Türkiye'deki kentleşme ve eğitim politikalarıyla doğrudan ilişkili olmasa da, benzer demografik eğilimlerin sonuçlarına dair önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de özellikle kırsal bölgelerde nüfus azalmasına bağlı okul kapatmaları yaşanıyor. Büyükşehirlerde ise tersine bir durumla, yani aşırı kalabalık okullarla mücadele ediliyor. Bu örnek, eğitim yatırımlarının uzun vadeli nüfus projeksiyonlarına göre planlanması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, ABD'deki bu tür kararların toplumsal eşitsizlikleri derinleştirme potansiyeli, Türkiye'deki eğitim reformları için dikkate alınması gereken bir ders sunuyor.