ABD Senatosu'nun Pennsylvania'dan Demokrat üyesi John Fetterman, son yıllarda kendi partisine sık sık karşı çıkan tavrıyla biliniyor. Fetterman bu kez, Senatör Bernie Sanders'ın (I-Vt.) eski Maine adayı Graham Platner ve Michigan'da Senato koltuğu için yarışan Abdul El-Sayed'i desteklemesini sert bir dille eleştirdi. Cumartesi günü Sanders, El-Sayed ile birlikte Michigan'da bir miting düzenlemişti. Fetterman, partisinin daha ılımlı kanadına yakın dururken, Sanders'ın bu hamlesini "ilkesiz" olarak nitelendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
John Fetterman, 2022 ara seçimlerinde Pennsylvania'dan Senato'ya seçilmişti. Ancak kısa sürede partisinin sol kanadından uzaklaşarak İsrail-Filistin çatışmasında İsrail'e destek, sınır güvenliğinde sert önlemler gibi konularda farklı bir çizgi izlemeye başladı. Bu tutumu, özellikle ilerici Demokratlar arasında rahatsızlık yaratırken, Fetterman'ın kendisi de sol kanadı "gerçeklerden kopuk" olmakla suçluyor. Graham Platner, 2024'te Maine'den Temsilciler Meclisi'ne aday olmuş ancak ön seçimde kaybetmişti. Abdul El-Sayed ise Michigan'da görevdeki Demokrat Senatör Elissa Slotkin'i zorlayan bir isim. Sanders, El-Sayed'in ulusal sağlık sigortası (Medicare for All) ve çevre politikalarındaki kararlılığını öne çıkararak desteğini açıklamıştı.
Fetterman, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bernie'nin bu iki ismi desteklemesi utanç verici. Platner, Maine'de seçilemedi, El-Sayed ise Michigan'da bölücü bir kampanya yürütüyor. Demokrat Parti'nin kazanmak için gerçekçi adaylara ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. Sanders ise cevaben, "Fetterman kendi partisine sırtını dönmüş durumda. Biz işçi sınıfının ve halkın yanındayız" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu tartışma, ABD'de 2026 ara seçimleri öncesinde Demokrat Parti içindeki derin ideolojik ayrışmayı gözler önüne seriyor. Ilımlı Demokratlar, sosyalist eğilimli adayların parti imajına zarar verdiğini ve genel seçimlerde başarısızlığa yol açtığını savunuyor. Muhafazakâr çevreler ise Fetterman'ın bu çıkışını Demokratların kendi içindeki krizi olarak yorumluyor. Küresel ölçekte, ABD siyasetindeki bu kutuplaşma, özellikle Avrupa ve Orta Doğu'daki müttefiklerin gözlemlediği bir istikrarsızlık kaynağı. Zira Demokrat Parti'nin dış politika vizyonu, başkanlık seçimleri ve Kongre kompozisyonuyla doğrudan ilişkili.
Sanders'ın desteklediği adaylar genellikle ilerici ekonomik politikaları ve Filistin yanlısı söylemleriyle öne çıkıyor. Bu durum, ABD'nin İsrail politikası ve uluslararası ticaret anlaşmaları gibi konularda sert bir dönüşüm anlamına gelebilir. Fetterman ise daha geleneksel bir Demokrat çizgiyi savunuyor: güçlü bir savunma bütçesi, NATO'ya bağlılık ve Çin'e karşı sertlik. İki senatör arasındaki bu gerilim, 2028 başkanlık yarışına da yansıyabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki Demokrat Parti içindeki bu ayrışma, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmasa da, dolaylı etkileri olabilir. Ilımlı Demokratların ağır basması durumunda, Türkiye-ABD ilişkileri daha öngörülebilir bir çizgide seyredebilir. Ancak Sanders gibi ilericilerin etkisi artarsa, ABD'nin Ortadoğu politikasında Filistin yanlısı bir dönüşüm yaşanabilir; bu da Türkiye'nin bölgesel çıkarlarıyla örtüşebilir. Öte yandan, Fetterman'ın savunduğu gibi güçlü bir NATO ve Çin karşıtlığı, Türkiye'nin savunma sanayii işbirlikleri açısından avantajlı olabilir. Kısacası, Washington'daki bu iç gerilim, Ankara'nın manevra alanını genişletebilecek bir belirsizlik yaratıyor.