ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son toplantısına ilişkin yayımlanan tutanaklar, banka içinde borçlanma maliyetlerinin henüz yeterince sıkı olmadığı görüşünü benimseyen bir grup yetkilinin bulunduğunu ortaya koydu. 'Birkaç' yetkilinin mevcut politika faizinin ekonomiyi yeterince yavaşlatmadığı değerlendirmesi yaptığı belirtilirken, çoğunluğun enflasyonun yukarı yönlü risklerine karşı temkinli duruşunu koruduğu ifade ediliyor. Bu gelişme, küresel piyasalarda Fed'in faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasına yol açarken, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için de yeni riskler gündeme getiriyor.
Toplantı tutanaklarında öne çıkanlar
17-18 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilen Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının tutanakları, üyelerin enflasyonun yavaşlama hızına ilişkin endişelerini yansıtıyor. Belgede, 'Birkaç katılımcı, enflasyonun yüzde 2 hedefine doğru ilerlemesinin yavaşlamış olabileceğini belirtti' ifadesi yer alıyor. Ayrıca, 'birkaç' yetkilinin mevcut politika duruşunun yeterince kısıtlayıcı olmadığını düşündüğü aktarılırken, bazı üyelerin ise enflasyonun yeniden hızlanmasına karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladığı kaydediliyor. Piyasalar, Fed'in 2024 yılında iki faiz indirimine gideceği beklentisini korurken, tutanaklar bu indirimlerin zamanlamasına ilişkin belirsizliği artırdı.
Küresel ekonomiye yansımaları
Fed'in şahin tutumu, doların diğer para birimleri karşısında değer kazanmasına ve gelişmekte olan ülke para birimlerinin baskı altına girmesine neden oluyor. Yüksek ABD faizleri, yatırımcıları güvenli liman arayışına iterken, sermaye akımlarını da etkiliyor. Özellikle yüksek dış borçluluğa sahip ülkeler için borçlanma maliyetlerinin artmasına yol açabilecek bu durum, küresel likidite koşullarını zorlaştırıyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) de benzer bir yönelimle faiz indirimlerinde temkinli davranırken, dünya genelinde para politikalarının ne zaman gevşeyeceğine dair soru işaretleri sürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fed'in faizleri yüksek tutma ihtimali, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz indirimi takvimini zora sokabilir. Yüksek ABD faizleri, TL'de değer kaybına ve enflasyonun kalıcı olmasına neden olabileceği gibi, sermaye girişlerini de yavaşlatabilir. Türkiye'nin mevcut cari açık profili ve dış finansman ihtiyacı göz önüne alındığında, Fed'in şahin duruşu, TCMB'nin faiz indirimi için daha fazla beklemesi gerektiğine işaret ediyor. Bu durum, iç talebi soğutmaya yönelik sıkı para politikasının bir süre daha devam edebileceğine dair sinyaller veriyor.