ABD'de bir federal yargıç, Başkan Donald Trump'ın oy kullanmak için vatandaşlık kanıtı talep eden kararnamesini kalıcı olarak bloke etti. Massachusetts Bölge Mahkemesi Yargıcı Denise Casper, 19 eyaletin açtığı davada Trump'ın yetkisini aştığına hükmederek, kararnamenin anayasaya aykırı olduğunu belirtti. Karar, milyonlarca seçmeni etkileyebilecek bir düzenlemenin önüne geçti.
Gelişmenin Arka Planı
Trump yönetimi, seçim güvenliğini artırma gerekçesiyle Nisan 2025'te bir başkanlık kararnamesi yayınlayarak, federal seçimlerde oy kullanmak isteyenlerden vatandaşlık kanıtı (pasaport, doğum belgesi gibi) talep edilmesini öngörmüştü. Bu düzenleme, özellikle azınlık toplulukları ve düşük gelirli seçmenler için oy kullanmayı zorlaştıracağı gerekçesiyle yoğun eleştiri almıştı.
19 eyalet (Kaliforniya, New York, Illinois dahil) ve sivil toplum kuruluşları, kararnamenin Anayasa'nın 10. Ek Maddesi'ni (eyaletlerin seçim yönetme yetkisi) ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı. Yargıç Casper, 13 Ağustos 2025'te verdiği kararda, başkanın bu tür bir düzenlemeyi tek taraflı yapma yetkisinin olmadığını ve bunun Kongre'nin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. Karar, Trump yönetiminin seçim güvenliği politikalarına önemli bir yargısal darbe olarak kaydedildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu karar, ABD'de seçim güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Cumhuriyetçiler, kararnamenin seçim sahtekarlığını önleyeceğini savunurken, Demokratlar bunu oy kullanma hakkını kısıtlayıcı bir girişim olarak nitelendirdi. Kararın, ABD genelinde yüz binlerce seçmenin kayıt dışı kalmasını önlemesi bekleniyor.
Küresel ölçekte, bu dava demokratik süreçlerde yargı bağımsızlığının önemini bir kez daha ortaya koydu. Birçok ülke, ABD'deki seçim güvenliği politikalarını yakından takip ederken, mahkemenin kararı uluslararası toplumda seçim reformları konusunda emsal teşkil edebilir. Özellikle Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, seçimlerde vatandaşlık kanıtı zorunluluğunun dezavantajlı grupları dışlayabileceği konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye açısından bu karar, ABD yargı sisteminin başkanlık kararnamelerine karşı denetim mekanizmasının işlediğini göstermesi bakımından önemlidir. Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde seçim güvenliği ve demokrasi standartları zaman zaman gündeme gelirken, bu tür yargı kararları iki ülke arasındaki hukuki ve siyasi diyaloğa katkı sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'de de seçim reformları tartışılırken, vatandaşlık ve oy kullanma hakkı arasındaki ilişkinin hassasiyeti dikkate alınmalıdır. ABD'deki bu gelişme, seçim güvenliği ile oy kullanma hakkını dengelemeye çalışan ülkeler için bir referans noktası oluşturabilir.