ABD siyasetinde yeni bir gerilim daha yaşanıyor. Washington eyaletinde federal bir yargıç, eski Başkan Donald Trump'ın posta yoluyla oy kullanımını kısıtlama amacı taşıyan başkanlık kararının kilit bölümlerini perşembe günü geçici olarak durdurdu. Karar, özellikle Washington ve Oregon eyaletlerinde yoğun olarak kullanılan posta yoluyla oy verme sistemine yönelik en ciddi yasal engel olarak değerlendiriliyor. Söz konusu başkanlık kararı, posta yoluyla gönderilen oy pusulalarının sayımını sıkılaştırmayı ve oy pusulalarının alınma sürelerini kısaltmayı hedefliyordu. Ancak yargıç John C. Coughenour, kararın anayasaya aykırı olabileceğini belirterek, seçmen haklarının ihlal edilme riskine dikkat çekti. Beyaz Saray Sözcüsü ise kararın temyiz edileceğini duyurdu. Demokrat Parti ve sivil toplum kuruluşları, kararın demokrasi için bir kazanım olduğunu vurguladı.
Kararın Arka Planı ve Hukuki Süreç
Trump'ın imzaladığı başkanlık kararı, nisan ayında yürürlüğe girmiş ve özellikle posta yoluyla oy kullanımının yaygın olduğu eyaletlerde büyük tepki çekmişti. Karar, oy pusulalarının seçim günü mesai bitimine kadar alınmasını şart koşuyor, daha önce birçok eyalette kabul edilen 'alındığı tarih' esasını geçersiz kılıyordu. Washington ve Oregon eyaletleri, bu düzenlemenin seçmen haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle federal mahkemeye başvurdu. Washington Eyaleti Başsavcısı Bob Ferguson, 'Bu karar, milyonlarca seçmenin oy kullanma hakkını gasp etme girişimidir' ifadelerini kullandı. Yargıç Coughenour, savcılığın argümanlarını haklı bularak, kararın uygulanmasını durdurdu. Hukuk uzmanları, bu tür başkanlık kararlarının federal mahkemelerce sık sık bloke edildiğini ancak Trump yönetiminin bu kararı Yüksek Mahkeme'ye taşıyabileceğini belirtiyor. Sürecin uzun süreceği ve seçim öncesinde belirsizlik yaratacağı ifade ediliyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Bu gelişme, ABD'de seçim güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Trump ve destekçileri, posta yoluyla oy kullanımının hileye açık olduğunu savunurken, Demokratlar ve sivil hak grupları bunun seçmenleri baskı altına alma girişimi olduğunu söylüyor. Benzer tartışmalar 2020 başkanlık seçimlerinde de yaşanmış, Trump'ın kaybettiği seçimlerde posta oylarının usulsüz olduğu iddiaları gündeme gelmişti. Ancak yapılan çok sayıda inceleme, bu iddiaları doğrulamadı. Karar, aynı zamanda ABD'nin diğer eyaletlerinde de posta yoluyla oy kullanımını etkileyebilecek bir emsal teşkil ediyor. Özellikle kalabalık eyaletlerde bu sistemin yaygınlaşması, seçim katılımını artırabilir. Öte yandan, ABD'de seçim güvenliği konusu ülke siyasetinde kutuplaşmayı derinleştirmeye devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, doğrudan Türkiye ile ilgili olmasa da, ABD'deki seçim güvenliği tartışmalarının küresel demokrasi algısına etkisi açısından önem taşıyor. ABD'nin iç siyasetindeki bu tür krizler, dış politikada istikrarsızlık yaratabileceği gibi, uluslararası ittifakları da etkileyebilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde seçim dönemlerindeki politika değişimlerine karşı hazırlıklı olmalıdır. Ayrıca, posta yoluyla oy kullanma gibi yöntemlerin yaygınlaşması, küresel demokratik standartlar açısından tartışma konusu olmaya devam edecek. Türkiye'nin bu süreçte kendi seçim sistemini güçlendirmesi ve uluslararası gözlemcilerin raporlarını dikkate alması yerinde olacaktır.