Federal Rezerv'in (Fed) tercih ettiği enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, Mayıs ayında yıllık bazda yüzde 4,1 artarak üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ABD'de benzin fiyatlarının rekor seviyelere çıkması enflasyonu körüklerken, bu durum Başkan Donald Trump için kasım ayındaki ara seçimler öncesinde siyasi bir sorun haline gelebilir.
Gelişmenin arka planı
Ticaret Bakanlığı'nın Cuma günü açıkladığı verilere göre, PCE fiyat endeksi Nisan ayındaki yüzde 4,3'lük artışın ardından Mayıs'ta yıllık yüzde 4,1 olarak gerçekleşti. Beklentiler yüzde 4,2 civarındaydı. Aylık bazda ise fiyatlar yüzde 0,4 artış kaydetti. Çekirdek PCE (gıda ve enerji hariç) yıllık bazda yüzde 3,9 ile beklentilere paralel geldi. Bu oran Nisan'da yüzde 4,0 seviyesindeydi.
Benzin fiyatları Mayıs'ta yüzde 11,3 yükselerek yıllık bazda yüzde 95,4'lük bir artışa ulaştı. Enerji fiyatlarındaki bu yükseliş, genel enflasyonu yukarı çeken en önemli faktör oldu. Gıda fiyatları da yıllık yüzde 10,1 artışla çift hanede kalmaya devam etti.
Enflasyonun yüksek seyretmesi, Fed'in faiz artırımlarına devam edeceği beklentilerini güçlendiriyor. Merkez bankası, enflasyonu kontrol altına almak için mart ayından bu yana faiz oranlarını toplam 150 baz puan yükseltti. Ancak enflasyon, Fed'in yüzde 2 hedefinin oldukça üzerinde seyrediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
ABD enflasyonu, küresel piyasalar üzerinde doğrudan etkili oluyor. Faiz artış beklentileri doları güçlendirirken, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor. Avrupa ve Asya'da da merkez bankaları artan maliyetlerle mücadele ediyor.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, Rusya-Ukrayna savaşının ardından tüm dünyada enflasyonu besliyor. ABD'de benzin fiyatlarının ortalama galon başına 5 doları aşması, tüketici güvenini olumsuz etkiliyor. Analistler, bu durumun Trump yönetiminin popülaritesini düşürebileceğini ve Demokratların Kongre'deki çoğunluğunu kaybetmesine yol açabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD enflasyonu ve Fed'in faiz politikası, Türkiye ekonomisi için kritik önem taşıyor. Fed'in agresif faiz artırımları, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışına neden oluyor ve Türk lirası üzerinde baskı yaratıyor. Ayrıca, yüksek ABD enflasyonu, Türkiye'nin ithalat fiyatlarını artırarak iç piyasada enflasyonu tetikliyor. Enerji fiyatlarındaki artış, cari açığı büyüten bir unsur. Türkiye'nin dış ticaret açığı ve yüksek enflasyonla mücadele ettiği bu dönemde, ABD enflasyonu dolaylı da olsa ekonomik istikrarı tehdit ediyor. Bu nedenle, Ankara'nın para politikasını küresel gelişmelere uyumlu hale getirmesi önem taşıyor.